Kriterler
|
Onlar gece-gündüz hep bir sır peşindedirler.. sırlarını paylaşma, onların en büyük emelidir. Gönüllerinde duyduklarıyla, gönüllerde heyecan uyarmaya çalışırlar.. âşina sinelere duygudan-düşünceden, sesten-sözden matbaa mürekkebi görmemiş güftesiz besteler sunarlar.
|
|
İlâhî adalet her zaman vardı, şimdi de var; ama o, adaletten pay alma liyakatine göre lütfedilir.. bir vakt-i merhûna bağlı tecelli eder.. zulmün gayretullaha dokunmasıyla harekete geçer.
|
|
Dün ve bugün o nurânî şehrahın yolcuları o yolun Sonsuz Rehber’inin takipçileri olmaya and içmiş, hep sevgi soluklamış, başkalarına karşı aşk u alâka mırıldanmış, herkesi kardeşlik hisleriyle kucaklamış, Bediüzzaman ifadesiyle, kâinata “mehd-i uhuvvet” nazarıyla bakmışlardır.
|
|
İnsanın değeri, Allah’a intisabı ve O’nunla münasebetlerini içten devam ettirmesiyle mebsuten mütenasiptir. O’ndan kopuk ve cismanî arzularla kirlenmiş insan şeklindeki bir bedeni, altınla, gümüşle, atlasla bezeseler dahi kıymeti; yine çamur, yine çamur, yine çamurdur.
|
|
Vicdan mekanizmasına mâl edilememiş, gönül diliyle seslendirilememiş ve hâl şivesiyle renklendirilememiş bütün söz ve beyanlar ne kadar yaldızlı olsalar da, yine de ruhlar üzerinde mütemâdî tesir icra edemezler.
|


