Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !
Damlalar

Vuslat
Sevilay Durmuş


Gelecek misin gönlüme Sultan diye seçtiğim Yâr?
Ne vakit aklıma düşsen, bu gözler hep Sen’i arar.

Boynum bükük, dualar dilimden düşmez oldu.
Firakınla gönül sarayı sersefil bir virâne oldu.

Dokunmasın sevginle dolu yüreğime kirli eller,
Ben Sensizliğime yanarken, hâlimden ne anlasın eller?

Her gün ezberden sürüyor hayat denen bu temâşâ,
Anladım çirkefin ortasında gül yetiştirmekmiş cefâ.

Hangi dil, ismini anmadan konuşmayı bilir,
Hangi can, Sen’i cânına cânân diye sarmadan dirilir?

Can Sen’i bekler, gözler bir Sen’i arar, gönül Sana tutkun,
Bir varlık var mıdır kâinatta, olmasın Sana meftûn?

Varsın uğruna sel olup taşsın aczimin giryesi ne çıkar,
Mademki tene yük olmuş, Sana gelmeyi bekleyen bir can var.

Daha ne kadar sürecek cehennem azabına eş bu ayrılık?
Ay küskün, güneş doğmuyor, her günüm birbirinden karanlık.

Sevdiğin dostların terk-i diyâr eyleyip, Sana koştular
Benimse çıktığım yollara kucak kucak dikenler koydular.

Bu sevda kor, bu sevda zor, bu sevda dünyaya sığmıyor,
Artık ayağına ümit bağladığım güvercinler bile uçmuyor.

Çıktığım yolda ne ana, ne yâr, ne de masivâ var
Sadece tutkunu olduğum,
uğruna nice yollarda yorulduğum menzil var.

Böyle zindan bir dünyada, beni böyle öksüz bırakma,
İlâhi, ya dayanacak güç ver veya
Sen’den uzak bir ömür yaşatma!
podcast itunes youtube rss twitter facebook