Damlalar
Ey Allah'ım
İbrahim Uludağ
Odamın duvarları dinler her gün âhımı,
Andıkça paslı kalbim tek tek her günahımı.
Günahın denizinde bir sefineyim her dem,
Nefsimin ellerinde çırpınıyor iradem.
Nefsim ahtapot gibi bin bir kollu canavar,
Her bir koluyla beni her gün bir günaha bağlar.
Çırpınsam da kırılmaz zincirleri, kavidir;
Bedenim çepeçevre nefsin günah evidir.
Ey Allah’ım ey Rabb’im bana böyle ne olmuş,
Medet Allah’ım medet yok mudur bir kurtuluş!
Bir ışık ver ne olur, bu sefil divâneye,
Bir aydınlık saçılsın şu karanlık hâneye.
Affeyle ne olursun, kapına kıtmir eyle,
Şu bozulmuş kalbimi yeniden tamir eyle.
Sen istersen kalbleri kendine çevirirsin,
Lütfeyle ey Allah’ım, kalbim emrine girsin.
Döndür beni özüme, şu çılgın nefsi durdur,
Geç olmadan Allah’ım geç olmadan ne olur!
Ey Allah'ım
İbrahim Uludağ
Odamın duvarları dinler her gün âhımı,
Andıkça paslı kalbim tek tek her günahımı.
Günahın denizinde bir sefineyim her dem,
Nefsimin ellerinde çırpınıyor iradem.
Nefsim ahtapot gibi bin bir kollu canavar,
Her bir koluyla beni her gün bir günaha bağlar.
Çırpınsam da kırılmaz zincirleri, kavidir;
Bedenim çepeçevre nefsin günah evidir.
Ey Allah’ım ey Rabb’im bana böyle ne olmuş,
Medet Allah’ım medet yok mudur bir kurtuluş!
Bir ışık ver ne olur, bu sefil divâneye,
Bir aydınlık saçılsın şu karanlık hâneye.
Affeyle ne olursun, kapına kıtmir eyle,
Şu bozulmuş kalbimi yeniden tamir eyle.
Sen istersen kalbleri kendine çevirirsin,
Lütfeyle ey Allah’ım, kalbim emrine girsin.
Döndür beni özüme, şu çılgın nefsi durdur,
Geç olmadan Allah’ım geç olmadan ne olur!


