Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !
Damlalar

Bir sevdadır bizimkisi
Ömer Batı


Öğretmenlik; kâinata bir mum, bir deniz feneri misâli ışık ve umutlar saçan ulvî meslek... Öğretmen ise, bu mühim mesleğin vazgeçilmezi; yani bir çiçek gibi, her arıya yüreğinden bir şeyler kopararak ikram etmesini bilen bir umman, bir bağrı yanık... Kâinatı akıl ve yüreği ile okuyan bir müfessir... Kendisine emanet edilen güllere yılların verdiği tecrübeyle bir bahçıvan edasıyla yaklaşan, koklayan bir usta... Öğretmenlik; kendinden bir şeyler bekleyen yüreklere sürekli bir şeyler taşıyan, onları istikbale hazırlayan yüce meslek...
Kâinatı tetkik ettiğimizde, birçok varlığın öğretmenlik mesleğini icra ettiğini görürüz. Kâinatta her varlık kendi lisan-ı hâliyle çevresine ve insanlara bir şeyler anlatır. Bir kedi, yavrusuna fareyi nasıl yakalayabileceğinin ilk derslerini verirken; belki de o yakalanma korkusu ile yaşayan fare de kendi yavrusuna kediden kaçma yollarının en pratiğini vermenin hazırlıklarını yapmaya çalışıyordur.
Bazı âlimlere göre insanoğlunda kainatı; kâinatta da insanı okumak mümkündür. Her talebe, keşfedilmeyi bekleyen bir âlemdir. İşte her insandaki sırlı âlemi keşfe çıkan fedakârların ortak adıdır öğretmen. Yüreği bir serçe gibi pır pır atarak, camdan dışarı bakan minik çocuğun hayalleri uğruna kendini feda eden gönlü yüce bir varlıktır o.
Öğretmenin hayal ve umutlarının sınırı yoktur. O sanki; “Aç herkese açabildiğin kadar sîneni, ummanlar gibi olsun! İnançla geril ve insana sevgi duy; kalmasın alâka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül..!” sözünün uygulayıcısıdır. O, her şeyi ölçülü yapmasını bilendir; çünkü hitap ettiği minik yüreklerin hassasiyetini bilmektedir. O bu hassasiyetle dokunur sazının tellerine. Öğretmenlik, yapısında büyük bir aşkı barındırır. Öğretmen; din, vatan ve bayrak uğruna mesleğinin hakkını vermeye çalışan, dağları aşıp biricik taze umutlara yol olan bir âşıktır. Bir kardelen misali beyaz sevgilisi kış gelmeden gülmeyen, başını göstermeyen kardelendir o. Başını, gülücüklerini umutlarına (öğrencilerine) saklamasını bilen kardelen... O, sessiz sedasız bir volkan gibidir. Fakat güllerine bir zarar verilecek olursa, işte o zaman lâvlarını etrafına onları koruma pahasına dağıtmasını bilir.
Belki hepimiz aynı zaviyeden bakmayabiliriz öğretmenliğe. Fakat yine de paylaşırız şu yazılanları. Zamanımızı mânâlı hâle getirmek aslında elimizdedir. Gelin hep birlikte bu mesleği bir kez daha mânâlı kılmasını bilelim. Çünkü yarınlarımız bizim ellerimizde boy veriyor.
podcast itunes youtube rss twitter facebook