|
Ağaçlar ve Tırtılların Fısıldadığı Sırlar
M. Selçuk ÇETİN |
|
Bitkiler, hareketsiz canlılar olmasına rağmen üzerlerinde beslenen böceklere karşı hârika müdafaa şekilleri gösterirler. 300.000 çeşit böceğin en lezzetli gıdaları ağaçların yapraklarıdır. Ağaçlar da kendilerine verilen müdafaa şekilleriyle bu düşmanlarına karşı koyarlar. Bu müdafaa şekillerinden biri, yapraklarının böcekler tarafından yenmesini zorlaştıran lignin maddesiyle yapraklarını kaplamalarıdır. Ayrıca böceklerin kendileri üzerinde beslenmelerine mâni olan terpenler ve taninler gibi kimyevî maddeler de üretirler. Bitkinin bu silah vazifesi gören molekülleri; üremesi ve gelişmesi için gerekli olan bu maddeleri sentezlediğinden dolayı hayatının devamı için büyüme ve çoğalmasından feragat eder. Bitki bu kimyevî maddeleri gerekli yer ve zamanda sentezlediğinden yaptığı feragat onun gelişmesini ve üremesini engellememektedir. Bitkilerin düşmanlarına karşı hususi kimyevî maddeler sentezlediklerine ait deliller giderek artmaktadır. Konu ile alakalı resim için tıklayınız. Finlandiya'da Huş ağaçlarından (Betula) oluşan ormanlarda yapılan araştırmalar böceklerin saldırısından sonra yapraklardaki fenollü bileşiklerin miktarlarında artış olduğunu göstermişdir. Bu artış Huş ağacı üzerinde beslenen tırtılların yapraklara olan alâkalarını azaltıp tırtılların uzaklaşmasını sağlamışdır. Bitkilerin bu kimyevî müdafaa tarzı kısa süreli ve uzun süreli olmak üzere iki şekilde çalışır. Kuzey Amerikada'da meşe, akçaağaç ve diğer ağaçlara böceklerin saldırmasının bu ağaçlardaki fenollü bileşiklerin ve reçinelerin miktarlarının artmasına sebep olduğu gözlenmişdir. Bitkilerin, böcek tırtıllarının saldırmasını müteakiben derhal bu çeşit kimyevi maddeleri hızlı bir şekilde sentezlemesi; onların hızla nebatî antibiyotikleri (fito alexinier) sentezleyerek nasıl hastalıklardan ve mikrobik enfeksiyonlardan korunduğunu da izah eder. Biz nasıl yabancı ve zararlı mikrobların istilasından Rahmeti Sonsuz'un kurup işlettirdiği bağışıklık sisteminin reaksiyonları ile muhafaza ediliyor-sak, bitkilerin de aynı şekilde enfeksiyonlardan korunduğu düşünülmektedir. Bitkilerde böceklere karşı oluşan mukavemet, böceklerin ilk saldırılarını takiben artmasına rağmen, bu artışın böceklerin faaliyetine fazla tesir etmeyeceğini söyleyen araştırmacılar da vardır. Bazı tecrübeler bitkilerde bu çeşit kimyevî maddelerin üretilmesinin böceklerin de işine yaradığını göstermektedir. Meselâ böcek saldırısından sonra bitkinin fotosentez hızında bir artışın meydana gelmesi yapraklardaki şeker nİisbetini artıracağından bu durum, böceğin daha iyi beslenmesini sağlamaktadır. Şu ana kadar eldeki bu delillere rağmen hiç kimse bitki yapraklarında meydana gelen bu kimyevî değişmelerin böcek populasyonları üzerinde ciddi bir menfi tesir yaptığını gösterememişdir. 1983 yılında Washington Üniversitesi'nden David Rhoades'in yaptığı bir araştırma ise oldukça enteresandır. Söğüt ağaçlarının yaprakları üzerinde beslenen tırtıllar, bu ağaçların kendilerine karşı mukavemet sağlamalarına sebep olurlar. Tırtıl istilâsına uğramış bu ağaçlar çevresindeki ağaçlara sinyal göndererek yaklaşan tehlikeyi haber verirler. Birçok ormanda belirli ağaçların güzel hoş kokular neşretmesi ilim adamlarına bu kokuların kimyevî haberleşme vasıtaları olabileceğini düşündürür. Çünkü birçok ağaç, buharlaşabilen ve etrafa koku neşreden bileşikler ifraz ederler. Kuzey Amerika'daki ağaç türlerinin % 70'den fazlası atmosfere bol miktarda alfapinen, limonen ve izopren. gibi hidrokarbon bileşiklerini yayar. Bitkiden bu bileşiklerin çıkış hızı ışık şiddetine, sıcaklığa, terleme hızına, yağ üreten hücrelerin ve reçine salgı bezlerinin durumuna göre değişir. Yaprakların maruz kaldığı zarar da bitki bünyesindeki ve çevresindeki kimyevî maddelerin dağılımına tesir eder. Bitkilerin diğer bitkilere bu gibi yollarla haber gönderebilmelerini izah etmek çok zordur. Uyarılan kimyevî madde miktarının sentezlenme hızının kriterlerinden biri populasyondaki böceklerin sayısının azalması, diğeri de yaprak yüzeyinde meydana gelen tahribatın desenidir. Southampton Üniversitesi'nden Philip Edvvards ve Steven Wratten isimli araştırmacılar, İngiltere'de bazı ağaç ve ot çeşitlerinin yapraklarında böcek ısırmalarıyla oluşan desenleri incelediler. Ekseriyetle böcekler tarafından ısırılma sonucu açılan küçük deliklerin belirli bir nizam içersinde olduğunu bütün yaprak yüzeyine aynı sıklıkta delik açıldığını müşahede ettiler. Yapraklara ilk saldırıdan sonra altı saat içinde yaprakdaki tanin seviyeleri yükseldikçe kelebek ve güve tırtıllarının yapraklara olan alâkaları azalmaktaydı. Yapraklarda açılan bu deliklerin dağılış şeklinin diğer bir faydası da böcek yiyen kuşların böcekleri bulmada, yapraklara verilen zararın sembolü olan delikleri kullanmalarıdır. Deliklerin bolluğu böceklerin bol olduğuna işarettir. Böceklere de bu kuşlara karşı müdafaa şekilleri ihsan edilmiştir. Meselâ kuşların çok sevdikleri gıda olan güve tırtılları düşmanlarına yerlerini belirten yaprak üzerindeki delikleri yaprağı sapından kopararak gözlerden saklarlar. |
|


