Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !
Araştırmacı Ve Münekkidler Aranıyor
Yusuf ALAN  

Birkaç yıl içinde, bazı talihli talebelerin dünyanın öbür ucundan sınıf arkadaşları olacak. Sokakta yürürken arkadaşınıza bir elektronik mektup gönderebileceksiniz. Kol saatine benzeyen telefonunuzu bileğinizde taşıyacaksınız. Ehliyetinizin süresini uzatmak gibi bir takım formaliteleri, otomatik para çekme makineleri gibi makinelerde tek başınıza halledebileceksiniz.

Batılı ülkelerdeki bu iletişim imkânları şimdiden popüler dergilerde reklâm edilmeye başlandı bile. Bir kaç yıl sonra ise, bir zamanlar hayal olan bu gelişmeler, çocuk oyuncağı haline gelecek. Şu an hayal bile edilemeyen ilmî ve teknolojik gelişmelere şahit olunacak.

İçinde bulunduğumuz şu devir, bir geçiş devridir. “Bilgi çağı”, “İletişim çağı” veya “sürat çağı”, “ilim, irfan ve iman asrı”nın rengiyle boyanmaya başlamıştır. Geçiş devrini hızlandırmak elimizdedir. Şevk, cehd ve himmetler omuz omuza verdiği an, şu an emeklemekte olan kolektif şuurun ayağa kalkıp depar attığı görülecektir.

Kolektif şuurun ve kamuoyunun sağduyusunun geliştirilmesinde ‘şura’ ve ‘icma’ büyük bir rol oynar. İstişarelerle varılan mutabakatlar, çoğunluğun selim akılla düşünmesine yardımcı olurlar. İşte bu meyanda, araştırmacı ve münekkitlere büyük bir vazife düşer. Araştırmacıların malumattan damıttığı irfan ve münekkitlerin istişarenin hakkını vererek yaptıkları tenkitler, hâlis zihin ve gönül aynalarında yansıya yansıya neticede icmaya ulaşılır, tedbirler alınır, tatbikata geçilir.

Her sahada tuğrayı basmak istiyorsak bu muhakkik ve müdekkik insanları yetiştirmemiz gereklidir. Bu konuda yapılan tavsiyelerin bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz:

1. Eğer yakın gelecekte bir şeyler olması bekleniyorsa, bir tekevvünle şimdiden işe başlamalı. Yoksa 3-4 asırdır süren ezikliğimizden kurtulamayız.

2. Günümüzün istidatlarından çok ümitliyiz. Telif, tercüme, tetkik ve tefekkür kabiliyetine sahip bu dahi namzetlerini tespit edip onların hür düşünceyle rahat araştırma yapabilecekleri vasatları hazırlamalıyız. Ancak bundan sonra Eflatunları, İbn-i Sinaları, Bismarkları ve Taftazânîleri geride bırakacak vatan evlatları yetişebilir.

3. Bu muhakkikler kadrosu öncelikle bilmesini bilmek, öğrenmesini öğrenmek, anlamasını anlamak hususlarında etraflı bir malumat edinmelidir. Bundan sonra yoğun bir mütalaa programıyla kendilerini kısa sürede geliştirebilirler. Fanî oldukları temel bir sahaya, bir dalgıç gibi dalabilirler. Diğer sahalara ait malumatı, kendi sahalarını destekleyecek, muğlak meseleleri şerh edecek şekilde kullanırlar.

4. İnkılâpçı ruhlara ihtiyaç vardır. Nasslar dışında her şey hallaç edilmelidir. En salim meseleler bile kurcalanmalı, sorgulanmalıdır. Dimağların donmaması için bu şarttır. Ortaya çıkabilecek sakıncalı teviller ise kolektif şuur içinde eritilmeli, dengelenmelidir. Kolektif şuurun ulaşacağı öyle yerler vardır ki, deha oraya ulaşamaz.

5. İlimlerin birbirine tahakküm etmesine mani olmak için araştırma sahaları olabildiğince detaylı bir şekilde tasnif edilmeli; farklı istidatlar, kendilerine hitap eden sahada hür bir şekilde zihni ve kalbi arşiyelerini çizmelidirler. Bu arada muhtemel kopuklukların önlenmesi için branşlar arası çalışmalar ve holistik (külli) yorumlar da ihmal edilmemelidir.

6. Mevcut malumattan hareketle yeni terkiplere ulaşmaya çalışılmalıdır. İnsan kendi buudlarını, araştırmalarına eklemelidir. Bunun için ilmi yeterlilik yanında ilhama da açık olunmalıdır. İnsanı daima ilhamın mahmuzlaması için de zikir ve tefekkür müptelası olmak gereklidir. Evet, kalpsiz akıl olamaz. Kalbi olgunlaşmayanın aklı olgunlaşsa bile çürür.

7. Cihanşümul bir oluşumu gerçekleştirmek için iletişim teknolojisinin imkânlarından verimli bir şekilde istifade etmek, en az bir yabancı dile vakıf olmak, riyâzî düşünce taşımak, olabildiğince objektif değerlendirmeler yapacak şekilde esnek düşünebilmek gereklidir. Özellikle sağduyulu yabancı bilim adamlarından yapılacak tercüme ve uyarlamalar yeni şeyler ilham edebilir. Bu çalışmalar kendi tefekkür usulümüzün inşasında bir basamak olarak kullanılabilir.

8. Yapılan çalışmalarda çağın idrakine göre yorumların olması kaçınılmazdır. Ancak bilhassa önümüzdeki yıllarda, gelişmelerin akıl almaz sürati yüzünden ortaya konulan eserlerin ömrü pek uzun olmayacaktır. Hızlı bir dünyaya ayak uydurmak için şimdiden hazırlıkların yapılması gereklidir. Alışılmışın dışında metot ve sistemler kullanacaksak, insanların bunları garip karşılamamaları için zemin hazırlamalı, zihinler yumuşatılmalıdır.

9.Araştırmalar sonucu tespit edilen gerçeklerin geniş kitlelere aktarılması için “ifadedeki edaya” dikkat edilmelidir. Üsluba gereken önem verilmezse, en güzel hakikatler bile müessir bir şekilde anlatılamaz. Nanoteknoloji’den Gen Mühendisliği’ne, Bilgi Mühendisliği’nden Uzay Teknolojisi’ne kadar geleceğin gözde sahalarında araştırma yapacak tahkik ehli, dilbilimin tespitlerinden bigâne kalamaz.

10. Sürpriz ve fantezilerle kendini dinletme merakında olanların eserleri çöp sepetlerini boylayacaktır. Selim kalpler taşıyan araştırmacılar ise tevazuyla, her türlü kritiğe açık bir ruha sahip olacaktır. Herkesten istifade etmesini bildikleri için şahs-ı maneviyi temsil eden orijinal eserler ortaya çıkacaktır.

Batı dünyası şu an bizlerin mânâ ve mâneviyat yüklü mesajlarına muhtaçtır. Yakın bir gelecekte bu ihtiyaç artacak, talep arttıkça arzın kıymeti de daha iyi anlaşılacaktır. Bu insanlara meseleleri arz ve izah ederek onları ikna edecek irfan ordusunun, gerekli bütün teçhizatla talim ve terbiyesine başlandı bile.

podcast itunes youtube rss twitter facebook