Bilgiye Ulaşmanın Yolları


İnsanın düşünme ve öğrenme biçimle bir simülasyonu (taklidi) olan bilgisayarlarda verilen ve bilgileri kaydetmenin, düzenlemenin ve işlemenin değişik biçimleri vardır. Bunlardan birkaçı ise oldukça ilginç olup, insan zihninin sahip olduğu güç ve kapasiteyi göstermektedir. Bu yazıda, bilim adamlarının bilgisayarlar üzerinde de uygulamalar yaparak geliştirdikleri verileri tanımlama, düzenleme ve istedikleri bilgiye ulaşma biçimlerinden bazıları tanıtılacak ve bunların eğitim sistemi uyarlanmasının gerekliliği ve aciliyeti tartışılacaktır.

Bunlardan birisi, verilerin bilgisayara düz metin olarak girilmesi ve satır yığınları şeklinde saklanması ve depolanmasıdır.

Bilgisayara veri girmenin bir başka yoluda, verilerin veya bilgilerin veritabanı biçiminde girilmesidir. Veritabanı, verilerin veya veri yığınlarının parçalar(modüller)halinde sınıflanmasına, düzenlenmesine, sorgulanmasına, sıralanmasına ve güncelleştirilmesine imkân veren bir depolama biçimidir. Bu iş için özel bilgisayar yazılımları hazırlanmış olup, bunlar Veritabanı Yönetim Sistemi (VTYS) olarak adlandırılırlar.

Veritabanlarında, verilerin yanısıra anahtarlar (indeks) ve ilişkiler de tanımlanıp, tablolarda saklanabilirler. Bu tür sistemler, birbiriyle alâkalı veri yönetim sistemi olarak bilinip; verileri istenilen biçimlerde, sırada ve kriterlerde düzenlemeye, yerleştirmeye, sorgulamaya imkân sağlar ve bu tür veritabanları, bilgilere hızlı, kolay ve nisbeten eksiksiz erişimin bir yoludur.

Birbiriyle ilişkili ancak dağınık düzenlenmiş veritabanları ise, birkaç tane farklı veritabanından oluşan ama, kullanıcıya bir tane gibi görünen veritabanı yönetim sistemi biçimidir. Bunun en güzel örnekleri, küresel bilgi ağı internet aracılığıyla çalışan uygulamalarda görülebilir. İnternet Domain Name Server (DNS; ağ üzerindeki bilgisayarları isimlendirme sistemi) aracılığı ile, siz kendi makinanızdan, dünyadaki internete bağlı herhangi bir sunucu sisteme (server) kolayca ve kısa sürede ulaşabilirsiniz.

Bilgisayara girilen verilerin düz metin formatında bırakılmayıp, bunların birbirleriyle bağlanması sonucunda yeni bir metin düzenleme biçimi olan hipermetin(hypertext) kavramı ortaya çıkmıştır. Bu kavram ilk defa 1965’ten itibaren Ted Nelson tarafından çapraz referans noktaları veya bağlantıları ihtiva eden çok sayıda dokümanı tanımlamak için kullanılmıştır. Hipermetin, metin, resim, grafik, film, ses ve müzik dosyalarını ihtiva edebilir. Size, okuduğunuz, seyrettiğiniz, dinlediğiniz bir bilgisayar ortamından (dosya vs.), bağlantılı bir başka ortama (dosyaya) kolayca geçiş yapmanızı sağlar. Bugün bu kavram çok geniş uygulama alanı bulmuş olup, bilgilerin düzenlenmesinde ve erişiminde yepyeni ufuklar atmıştır. Örneğin hypermedia. hypercard, hyperlink, hypernews. hypermail, hypertalk, hyperscript gibi birçok yeni kavram ve uygulama bugün bilgileri tanımlama, düzenleme ve işlemede kullanılmaktadır. Hipermetin formatında dökümanlar oluşturabilmek için HTML (Hypertext Make-up Language) isimli programlama dili geliştirilmiştir. İnternetteki World Wide Web (www) sayfaları, HTML aracılığıyla geliştirilmiş, dağıtık bilgi erişim sistemine güzel bir örnektir. İlk defa Cenevre’deki Yüksek Enerji Fiziği (CERN) laboratuarlarında geliştirilen ağ üzerinde bilgiye kolay erişim sistemi olan (www) yöntemi, 1991’li yıllarda kamuoyuna duyurulmuştur. Bugün bu küresel ağ üzerinde web bilgi erişim sistemi yoluyla taşınan veri trafiğinin aylık büyüklüğü 1000 gigabyte (milyar karakter) olup; her ay %1-10 oranında büyümektedir. Hipermetin formatında yazılmış dokümanlara ulaşabilmek için Browser isimli etkileşimli uygulama yazılımları (Netscape, Mosaic gibi) geliştirilmiştir. Milyarlarca hipermetin dosyalarından oluşan bilgi okyanusunda surf (gezinti) yapmak. internete erişebilenler için bugün günlük hayatın bir parçası olmuştur.

Kâinatta bütün içinde parça, bütünü oluşturan bir mikro bütün olduğu ve kâinatın da, insan gibi, bütünün parçaları birbiriyle münasebetdar ve adeta organik bir bütün olduğu aşikârdır. Bu husus, eğitim-öğretimde de önemli olduğu içindir ki, bilgisayar programcılığında hipermetin tabanlı bir bilgi ve veri erişimi metodu geliştirilmiştir. Bu metodla, bütünle parça arasındaki temel münasebetler belirlenip, bu münasebetler çerçevesinde daha çok bilgiye ulaşma, akıl, mantık ve muhakeme yoluyla daha fazla bilgi üretme ve ezberden çok anlama mümkün olmaktadır. Şöyle ki, öğrenmeyi ve bilgiye ulaşmayı düz metin formatına göre yığınlar ve kalıplar halinde gerçekleştiren bir kişi, öğrendiği bilgileri, istenilen hızda ve şekilde yeni problemleri çözmede kullanamaz. Sadece önceden tanımlanmış ve örnek çözümleri verilmiş problemleri çözebilir. Bu tarz bir eğitim ve öğretim ezbere dayalı bir sistemin tabii sonucudur.

Birbiriyle bağlantılı modüller halinde bilgilerini düzenleyerek öğrenen bir kimse, önüne çıkan problemleri hızlı şekilde doğru tanımlayabilir ve zamanında alternatif çözümler üretebilir. Bu mahareti kazanan kişinin yeni şartlara uyum kabiliyeti de artar.

Bu noktadan eğitimde kullandığımız bilgiye ulaşım ve öğrenme usulleri, hipermetin tabanlı dağıtık ilişkili formatta yeni düzenlenmelidir. Bunun nasıl yapılacağı ise, ilim adamları ve eğitimciler tarafından araştırılıp ortaya konmalıdır. Böyle bir çalışmanın aciliyetini ve önemini iki üç örnek vererek açıklayalım:

Zihinlerde bir ezber dersi olarak bilinen biyolojinin, gerçekte diyalektik ve dinamik sistem mantığının özelliklerinin hâkim olduğu bir disiplindir. Bundan dolayı biyoloji eğitimi, sadece bilimsel gerçeklerin düz metin formatında aktarıldığı bir süreç olmaktan çıkarılmalı, dağıtık ilişkili modüller (temel kavramlar, ilişkiler ve bağlantılar) öğretilmeli ve az sayıdaki doğurgan modül (genetik kod ve aminoasidler gibi kullanılarak nasıl çok sayıda anlamaya yönelik bilgi kümelerinin (operon ve proteinler gibi) oluşturulabileceği uygulamalar şeklinde gösterilmelidir.

Bu yeni öğrenme ve öğretme biçiminin acilen uygulanmasını mecburi kılan durumlar, bazı özellikleriyle birlikte aşağıda özetlenmektedir:

1- Nasıl genetik bilgi modülleri, genom ve hücre sistemi içinde anlamlı hale gelip fonksiyon kazanıyorsa, bir sistem ve anlam bütünlüğü oluşturuyorsa, aynen öyle de; hayatın her yönüne ait her bilgi parçası veya modülü, bir sistem içinde anlam ifade eder ve kullanılabilir. Ayrıca biyolojik hayatın sistem mantığının kurallarına göre devam ettiği göz önüne alınırsa, öğretilen her bilginin sistem içinde bir anlamı olduğuna dikkat çekilmeli ve bilgiler modüller halinde sistem ile ilişkilendirilerek verilmelidir. Sunulan her konu bir sistem veya alt sistem olduğu için, sistemin fonksiyonunu veya kullanılabilirliğini etkileyen değişen ve değişmeyen bilgi parçalarına özel dikkat çekilmelidir. Dersler, ilgili konuda herşeyi öğretme yerine “temel kavramları ve kavramlar arasındaki münasebetleri, neyi, nerede, nasıl hızlı şekilde bulabilirim?” sorularının ışığı altında öğretme üzerinde yoğunlaşmalıdır.

2- Ders konularının düz metin formatında öğrencilere aktarımı, özendirici tedbirlerle engellenmeli. Konularla ilgili dokümanlara hipermetin tabanlı dağıtık-ilişkili bilgi erişim metodlarıyla ulaşmanın nasıl olduğu uygulamalı şekilde gösterilmelidir. Öğrencinin modülleri (temel kavramları ve ilişki parametrelerini) tanımlayıp ezberlemesinin gerekli olduğu, ancak modülleri ve ilişki fonksiyonlarını kullanma mahareti kazandığı takdirde, onbinlerce yeni bilgiyi kendisinin oluşturabileceği veya gerek duyduğu bilgilere kolayca ulaşabileceği, yeni problemler karşısında hızlı çözümler üretebileceği gerçeği, dersi hazırlayıp sunanlar tarafından benimsenmelidir. Nasıl 4 harfli genetik alfabenin üçlü kodonları kullanılarak sonsuz denebilecek sayı ve çeşitlilikte yeni canlılar yaratılıyorsa, insan zihnine ilgili konudaki temel alfabe ve kodlar ve bunların ilişki ve bağlantı fonksiyonları hipermetin formatında verilirse, bilginin logaritmik bir hızda çoğaldığı günümüzde insanların sosyal ve mesleki hayatlarındaki problem çözme becerilerini artırmak mümkün olabilecektir. Özellikle bu hususun kavranılması, fen bilimlerinde, sosyal bilimlerde ve din eğitiminde çok kritik öneme sahiptir.

3- Eğitimde, bilgiye erişim teknolojilerine geniş yer verilmeli, eğitim programları, özellikle ağ tabanlı bilgi erişim ve öğrenme sistemlerini tanıttaracak ve kullandırtacak şekilde düzenlenmelidir. Meselâ, dağıtık ve ilişkili hipermetin formatında tasarlanmış internet web sayfaları ve haber grupları şeklinde dünyanın değişik noktalarında kullanıma sunulmuş bilgi dosyalarına hızlı ulaşmayı öğrenme ve aynı konudaki değişik kaynakları birbiriyle karşılaştırabilme ve katkıda bulunarak paylaşma, acilen kazanılması gereken kritik maharetler haline gelmiştir.

Sonuç olarak, hayatı ve dini konuları doğru anlamak, bilgiye hızlı erişim ve hızlı öğrenme, problem çözme, iletişim kurma, becerilerimizi artırmak istiyorsak, sadece ezbere dayalı eğitimin öğrenme biçimlerinden olan düz metin tabanlı bilgi erişim biçiminden çok, dağıtık-ilişkili hipermetin tabanlı bilgiye ulaşma ve öğrenme biçimlerini anlayıp, uygulamanın yollarını araştırmalıyız. Çünkü; bu iki farklı şekildeki bilgiye ulaşma ve öğrenme biçimlerini benimsemiş ve uygulayan iki grup insanın aynı kulvarda yarışmaları istenirse, yarışı baştan kimin kazanacağı bellidir. Bir benzetme yapacak olursak, dağıtık ve ilişkili hipermetin formatında bilgiye ulaşma ve öğrenme becerisi kazanmış ve ihtiyaç duyduğu bilgileri bu şekilde düzenlemiş insanlar, tartan pistte, spor ayakkabıları ve eşofmanlarıyla koşuya çıkan insanlara benzerler. Düz metin formatında bilgiye erişim ve öğrenme becerisi kazanmış ve ihtiyaç duyduğu bilgileri bu şekilde düzenlemiş insanlar ise, kum üzerinde, topuklu ayakkabı ve dar elbiseler içinde koşmaya çalışan insanlara benzerler. Bu iki insanın birbirleriyle aynı hedefe doğru yarış yaptıklarını düşünürsek, yarışı kimin açık farkla kazanacağını herkes önceden kolayca tahmin edebilir. Aynen öyle de, 21. asrın güçlü ve sözü dinlenir bir toplumu olacaksak, genç nesilleri, daha tesirli ve kapsamlı bilgi erişim ve öğrenme yöntemlerini benimseyen ve uygulayan bir eğitim sistemi içinde geleceğe hazırlamak mecburiyetindeyiz. Şu andaki ezbere dayalı eğitim sistemimiz, düz, metin tabanlı bilgiye erişim ve öğrenme biçimlerinin ürettiği olumsuzluklarla çağın gerisinde kalmıştır. Bilgi çağının yeni ve hızlı bilgi erişim ve öğrenme biçimlerini, özellikle Türkiye’de, eğitimde ve insan yetiştirmede iddialı olan kurum ve kuruluşların gözardı etmemeleri, anlamaları ve her ders için uygulama modelleri geliştirmeleri geleceğimiz açısından kritik bir öneme sahiptir.






comments powered by Disqus