Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !
Biyolojik Mücadelede Parazit Yaban Arıları
Salih Arı  

Bazı böcekler diğer bir kısım böceklerle beslenerek tabiattaki ekolojik dengede önemli rol oynarlar. Zararlı haşerata karşı biyolojik mücadelede bu böceklerden verimli ve tabii şekilde faydalanma imkanına sahibiz.
Şüphesiz ki böceklerin çok olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu altıbacaklılar, hayvanlar âleminin yaklaşık dörtte üçünü teşkil eder. Bir milyondan fazla çeşidi olduğu tahmin edilen böceklerin kesin sayısı bilinmemekle beraber sadece Avrupa'da 300.000 çeşidinin yaşadığı biliniyor.
Çok çeşidi olan bu hayvan türü ekolojik sistemde büyük bir rol oynar. Milyonlarca yıllık tarihin akışında böcekler birbirinden farklı beslenme ve hayat şekillerinde yaşadılar, bitki yiyici, parazit ve çöp temizleyici olarak tabiat çarkının hemen hemen bütün kısımlarında iş gördüler. Bunların bir kısmı başka böceklerin sırtından geçinen parazit böceklerdir. Bunlar arasında biyolojik mücadele için kullanılabilecek uygun namzetler vardır. Ancak bunların faydalı bir şekilde kullanılması için, biyolojisi ve davranış biçimleri hakkında birtakım temel bilgilere ihtiyaç vardır. Tabiî burada bir problem var: Parazitlerin hayat tarzları çok çeşitli ve komplekstir. Sadece parazit yaban arılarının dünya üzerinde 25.000 çeşit olduğu biliniyor. Son 80 yılda bu konuda 2000 kadar çalışma yayınlandı. Buna rağmen yeterli bilgiye sahip değiliz.
Yukarı Ren bölgesinde küçük bir kelebek olan mısır kelebeği, (mısır üretiminde) yılda % 80'e kadar çıkan mahsul zararına sebep oluyor. Dişi kelebekler yumurtalarını mısır yapraklarının alt kısmına bırakıyorlar. Kısa bir süre sonra tırtıllar sapların içine giriyor ve o kısmı yiyorlar. Delinmiş olan mısır sapları kırılıyor ve çürümeye başlıyor. Bu problemin çözümü için biyolojik mücadele çalışmalarına başlandı. Bu önemli vazife İçin namzet, ufak bir yaban arısıydı. Bu ufak böcek sadece 0,3-0,9 mm büyüklüğünde olmasına rağmen, doğru kullanıldığında tesiri çok büyük olmaktadır. İlmî adı "Trichogramma Evanescens" olan yaban arısı, antenlerini sürekli oynatarak mısır kelebeğinin yumurtalarını yoklar. Vücudunun arka tarafını öne doğru çıkararak iğnesini kelebeğin yumurtasına sokar ve kendi yumurtalarını oraya boşaltır. Kelebek yumurtası içindeki parazit larva, 12 gün içinde yumurtayı yiyip bitirir. Bu küçük yaratığın biyolojik başarısı doğrusu çok enteresandır.
Bir parazit yaban arısı, antenlerini yumurta kabuğuna dokundurmak suretiyle o yumurtanın bir başka arkadaşı tarafından işgal edilip edilmediğini tespit edebilir. Bunu arkadaşının ayak kokusundan anlar. Ancak yumurta ıslanırsa bunu fark edemez, çünkü koku kaybolmuştur.
Mısır tarlalarında bu parazit yaban arısını kullanmak için daha birçok zorluğu aşmak gerekir. Mısırlara verilen zararı zamanında ve başarıyla önlemek için her hektar arazi için 300.000 dişi yaban arısına ihtiyaç vardır. Stuttgart'lı Biyolog Gottfried Neuffer, bu arılardan lüzumlu miktarda yetiştirebileceği bir metod geliştirdi. Tülden bir kafes içine mısır kelebeğine benzer bir tür olan un güvesine, yumurtalarını bıraktırdı. Böylece onlardan binlercesini bir araya topladı. Daha sonra soğuk şokuyla hepsini öldürdü ve yaban arılarına ikram etti. Arılar hepsini delik deşik ettiler. Parazitlenmiş yumurtalar özel bir yapıştırıcıyla karton kartların üzerine yapıştırıldı ve mısır tarlasına asıldı. Her karta 1000 arı girdi ve oğul arı bıraktılar. Uygun hava şartlarında büyük başarı elde edildi. Büyük kelebek yoğunluğu olan tarlalarda haşerat yumurtalarının %97'si yok edildi.
Bu misal, zararlı haşerata karşı biyolojik mücadelede ilerleme kaydetmek için hangi yolların takip edilmesi gerektiğini ve ekolojiyle alâkalı hangi bilgilerin başarıya götüreceğini de gösteriyor. Bunun için ilk adım. bu işin ekolojiyle olan irtibatını anlamak ve kainattaki mükemmel dengeyi ve arkasındaki İlâhî gücü hissetmek ve buna göre hazırlık yapmaktır.
Mısır kelebeği gibi gül yaprağı bitleri de, başka parazitlere gıda oluyorlar. Ayrıca parazit olmayan uğur böceği de, yumurtalarını yaprak biti kolonisinin ortasına bırakır. Bundan çıkan larvalar, yaprak bitlerine saldırarak imha ederler.
Biyolojik mücadelelerde bir şeye daha ihtiyaç vardır: Sabır. Çünkü bütün parazit ve yırtıcı böcekler, üzerinde yaşayacağı hayvanların peşinden koşarlar. Yırtıcıların populasyonu zamanla artar ve böylece sabrını kaybeden ve zehirli ilaç kullananlar çoğunlukla beklenmedik neticelerle karşılaşabilirler. Çünkü zehirle karşılaşan küçük parazit böcekler asıl öldürülmek istenen zararlı böceklerden daha hızlı tesir altında kalır ve ölürler. Bu sebeple, biyolojik mücadelede kullanılan böceklerin faaliyette olup olmadığı bir büyüteçle kontrol edilmelidir. Eğer yapraklarda kirli gri renkte lekeler varsa, istenilen netice alınıyor demektir. Zehirli ilaç kullanıp boş yere maddî zarara girip tabiattaki hassas dengeyi bozmaya gerek yoktur. Çünkü bunun çaresi tabiatın kendi içinde emrimize âmâde bir şekilde mevcuttur.

podcast itunes youtube rss twitter facebook