Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !

Gıdaların, buğday gibi tahılların daha sonra kullanılmak üzere depolanması eskiden beri uygulanagelen bir metottur. Depolamada esas mesele, ürünü haşere, bakteri, mantar gibi zararlılar ile nem, sıcaklık gibi olumsuz çevre şartlarından korumak ve bozulmasını önlemektir. Bugün, modern depolama tesisleri sayesinde tonlarca ürünün depolanması ve ihtiyaç duyuldukça buradan alınıp kullanıma sunulması mümkün olabilmektedir.
Şimdi, bir an durup birkaç bin yıl öncesine gidelim. Soğuk hava depolarının olmadığı, otomatik nem ve sıcaklık ayarlama cihazlarının icat edilmediği, haşere ve hastalık yapıcı faktörlere karşı ilâçların bulunmadığı yıllara; bolluğun ardından kurak yılların art arda geldiği ve ekinlerin, buğdayların başak tutmadığı, ürün vermediği zaman dilimine dönelim. Açlığın, kıtlığın insanlığı kasıp kavuracağı zaman dilimine.

Siz böyle bir anda açlığa, kıtlığa karşı nasıl bir çare bulurdunuz? İsterseniz Tevrat'ta da az bir farkla anlatılan böyle bir hâdiseyi (kıssayı) Kur'ân'dan dinleyelim:

"Günün birinde hükümdar gördüğü bir rüyayı anlatıp dedi ki: 'Ben yedi semiz inek gördüm, bunları yedi zayıf inek yiyordu. Ve de yedi yeşil başak ile yedi kuru başak gördüm. Ey efendiler; siz rüya tabir ediyorsanız, benim bu rüyamı da halledin!'

O kâhinler; 'Bu gördükleriniz karışık düşlerdir. Biz böyle karışık düşlerin yorumunu bilemeyiz' dediler.

O iki arkadaştan kurtulanı, nice zaman sonra, ancak o sırada, Yusuf"u hatırlayıp dedi ki 'Rüyanın tabirini size ben bildireceğim. Hele siz beni hapishaneye bir gönderiverin.'

Hapishaneye gidip: 'Yusuf! Sözü doğru ve isabetli olan aziz dostum! Şu müşkül rüya hakkında bize bir çözüm bildir lütfen: Yedi semiz ineği yiyen yedi zayıf inek ile yedi yeşil başak ile yedi kuru başağın anlamı ne olabilir? Ümit ederim ki isabetli yorumunu öğrenip halka aktarırım da, böylece onlar doğruyu öğrenir ve senin kıymetini bilirler.'

Yusuf: 'Yedi sene, bildiğiniz şekilde ekin ekersiniz. Ama biçtiğinizi, yiyeceğiniz az miktar dışında, başağında bırakır, depolarsınız.

Sonra, bunun peşinden yedi kurak yıl gelecek, tohumluk olarak saklayacağınız az bir miktar dışında, önce biriktirdiklerinizi yiyip tüketirsiniz.

Sonra onun arkasından bir yıl gelecek ki halk bol yağmura kavuşacak, sıkıntıdan kurtulacak, bol meyve sıkıp, hayvan sağacaklar.'" (Yusuf, 43-49)

İşte Hz. Yusuf (a.s)'un "biçtiğinizi, yiyeceğiniz az miktar dışında, başağında bırakır, depolarsınız" İlâhî kaynaklı tavsiyesi bize, buğday tanelerini en sağlıklı şekilde koruma ve depolama yöntemini açıklamaktadır.

Bu önerilen metot, buğdayın yedi sene gibi müddetle korunabileceğine işaret etmektedir. Unutulmamalıdır ki bu kıssanın geçtiği devir modern depolama sistemlerinin bulunmadığı, korumayı sağlayan kimyevî ilâçlamanın bilinmediği bir devirdir.

Acaba, şimdi de buğday, başağı ile birlikte saklanırsa depolama daha başarılı mı olur? Eğer öyle olursa, buğday hasat ve depolama teknolojisini değiştirmemiz gerekebilir.

Bu konuya ışık tutmak için, Pencap Hükümeti Toprak Verimliliği Enstitüsü tarafından bir deney yapıldı. Deneyin yapılış şekli ve sonuçları El-Fikru'l-İslâmî ve'l İbdai'l-İlmi adlı derginin 1992 yılı ikinci sayısında yayınlanmıştır.

Deneyde buğday iki şekilde koruma altına alınmıştır. Birincisinde; başağıyla birlikte yeni toplanmış buğday getirilip bunların bir kısmı özel şartlara uygun 20 kg alabilecek genişlikte çamurdan yapılmış küplere yerleştirildi. İkincisinde ise, yine aynı ebatta diğer küplere başağından sıyrılmış vaziyette, aynı ölçüde buğday taneleri konuldu. Sonra bu küpler nemli toprak ve çamurla güzelce sıvanarak üzerleri kapatıldı. Yüksekçe bir yere konuldu. Hata oranının en aza indirilmesi gayesiyle bu işlem dört ayrı kere tekrarlandı. Ayrı bir deney küpü setinde ise küplere 100'er adet Tribolium castancum cinsi yetişkin böcek kurtçuğu bırakıldı.

İlk 45 gün ve 72 gün sonra numunelerin ne oranda haşere ve kurtlanmaya maruz kaldığı, kurtçukların kaçta kaçının ölüp, kaçta kaçının hayatta kaldığı, kurtlanmış olan buğday tanelerinin ağırlığına kadar ayrı ayrı incelendi.

Yapılan inceleme sonuçlarına göre içine kurtçuk bırakılmadan 45 gün süreyle depolanan başağından soyulmuş buğday taneleri arasında 2'si ölü olmak üzere toplam 148 kurtçuk ile 16 böcek yumurtası bulunmuştur. Ancak bu rakam; başağı ile depolanmış buğday küpünde 3'ü ölü toplam 13 kurtçuk olarak tespit edilmiş, herhangi bir böcek yumurtasına da rastlanmamıştır.

İçerisine dışarıdan kurtçuk konarak depolanan soyulmuş buğday taneleri küpünde ise 5'i ölü, 309'u canlı olmak üzere toplam 314 kurt ile 34 böcek yumurtası görülmüştür. Bu rakam başağı ile beraber konulan buğday küpünde 66'sı ölü, 38'i canlı olmak üzere toplam 104 olarak bulunmuştur. Bu deneyde böcek yumurtalarının sayısı da 4 olarak tespit edilmiştir.

Çamurdan yapılmış küplerde 72 gün süreyle depolanan ama içine kurtçuk bırakılmamış olan buğday taneleriyle yapılan diğer deneyde, başağından soyulmuş buğday taneleri arasında 3'ü ölü, 177'si canlı olmak üzere toplam 180 kurt ile 21 böcek yumurtası gözlenmiştir. Bu rakam; başağı ile depolanan buğday taneleri küpünde 4'ü ölü, 13'ü canlı olmak üzere toplam 17 kurtçuk olarak tespit edilmiş, 4 de kurt yumurtasına rastlanmıştır.

İçerisine dışarıdan kurt konarak harmanlanmış soyulmuş buğday taneleriyle yapılan diğer deneyde ise; 9'u ölü, 660'ı canlı olmak üzere toplam 669 kurtçuk ile 67 böcek yumurtası görülmüştür. Bu rakam başağı ile beraber konulan buğday küpünde 100'ü ölü, 32'si canlı olmak üzere toplam 132'dir. Bu deneyde böcek yumurtalarının sayısı da 2 olarak tespit edilmiştir.

Bu sonuçlar; buğdayın başağı ile korunması yönteminin, tane olarak saklanmasına göre daha olumlu olduğunu ortaya koymaktadır. Kur'ân'daki bir kıssada da buğdayın başağı ile saklanmasından söz edilmesi, bu İlâhî kitabın insanlığın manevî ve sosyal alanları yanında, ekonomik ve teknik meselelerine de ışık tuttuğunu göstermektedir.
podcast itunes youtube rss twitter facebook