Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !
Cousteau ve Yel Değirmeni Gemisi
Dr. Muvaffak AYVAZ  


Denizin bağrında tesbit ettiği hakikatla kafası aydınlığa eren Cousteau, simdi de yürekleri hoplatacak başka buluşlar peşinde.. Bizden bir-kısımlarının gönlü, Cousteau'ların da eşya ve hadiseleri hallaç etmedeki düşünce sistemleri bir araya gelince, varlığı saran kaneviçenin menfezleri biraz daha açılacak ve gerçekle yüzyüze gelmemiz te'min edilecekdir.


Cousteau'nun 3 yıllık çalışmaları neticesinde geliştirdiği gemi, hareket enerjisini rüzgardan temin ediyor. Fakat yelkenlerle değil elips şekilli bir veya bir kaç kule vasıtasıyla.

Buluşun fiziki esası "Magnus tesiri" denen hadiseye dayanıyor. Bu tesiri ilk defa 1852 yılında fizikçi Heinrich Gustav Magnus incelemişti. Kendi ekseni etrafında dönen bir silindir, tam bu eksene dik yönde rüzgara maruz kalırsa bir "çapraz kuvvet" husule gelir. Bundan dolayı, kâşifin ismine izafeten buna Magnus tesiri dendi.

Günlük hayatta bu tesiri tenis topu misalinde müşahede ederiz. Topa eğik olarak vurulursa, kendi ekseni etrafında döner ve doğru değil eğik (kavis) çizerek uçar. Buna sebep "çapraz kuvvet"tir.

Tam rüzgâra karşı hareket eden küre veya silindir şeklindeki dönen bir cisimde rotasyon (dönme) ile bunun dış yüzünün bir tarafında alt basınç (düşük basınç), diğer tarafında üst basınç (yüksek basınç) meydana gelir. Bu basınç farkı, dönen cisimde bir hareket değişikliği husule getirir. Bu "çapraz kuvvet", gelen rüzgar ile tam 90 derecelik bir açıda tesir icra eder.

Bir gemi üzerinde de bir silindir döndürülürse, tamamen aynısı vukua gelir. Silindir üzerine tesir eden kuvvet, geminin rüzgar esiş yönüne dik istikamette hareket etmesini temin eder.

Şimdiye kadar bu tarz, çevreyi kirletmeyen işletme tarzının, aşılması zor birçok mekanik zorlukları mevcuttu. Bir kere, yüksekliği on metreden fazla, tonlarca ağırlıkta bir silindiri tek yatak üzerinde döndürebilmek pratik olarak imkansızdır. Bundan başka o kadar fazla titreşim husule gelir ki bununla bütün gemi sallanmaya başlar.

Cousteau, bu güçlüğü teknik bir hile ile bertaraf etti. Bir tarafı açık oval bir silindir ve bunun iç tarafında, 2,2 ton ağırlıktaki kulenin tabanından 10 beygir gücündeki bir elektrik motoru bir türbini 300 km/saat hızla döndürür. Açıklıklardan içeriye hava emilir. Böylece silindir dönmeden de, istenen alt basınç temin edilmiş olur.

Silindir açıklığı, esen rüzgarla dik açı yapacak şekilde döndürülürse yine aynen devamlı dönen silindirde görülen aynı tesir husule gelir.

4 Temmuz günü Cousteau, yeni gemisi "Yel Değirmeni"ni hayretler içindeki efkâr-ı umumiyeye takdim etti. Yaşlı Kaptan, 22 metrelik gemisiyle Marsilya yakınlarındaki Berre gölünde 36 km/saat hızla esen rüzgarda 15 km/saatlik süratle yol aldı. 40 ton ağırlıktaki gemiyi bir diesel motoruyla ayni süratte götürebilmek için yaklaşık 140 PS (beygir gücü) gerekli idi..

Cousteau, iftiharla:"Bu geleceğin gemisidir." diyordu.

Bu yeni hareket kaynağının gerçekten iyi çalıştığını ispat etmek için Cousteau, 15 Eylül'de Fransa'nın Akdeniz kıyısındaki Sanary Sur Mer Limanı'ndan Amerika'ya hareket edecekti.

Kendinin ve ekibinin emniyeti için merak etmiyor. Rüzgar tamamen dinse -ki bu hemen hemen imkansızdır- iki adet 68 PS lik gemi diesel motorunu çalıştıracak. Fırtınada ise "Yel Değirmeni" daha da hızlı gidecek. Saatte 100 km.lik hızla esen rüzgârda bu gemi 40 km/saat süratle su üzerinde kayarken diğer yelkenli gemiler limanda bağlı olacaklardır.

Çevreyi kirletmeyen bu geminin tartışması yapılamaz gibi: Bir kere rüzgar enerjisi tükenmez ve parasızdır. Rotoru işletip kuleyi doğru yöne çevirmek için sadece küçük bir motora ihtiyaç vardır. Şayet büyük gemiler bu tertibatı ilaveten kullanırlarsa yakıttan % 30–40 tasarruf sağlayabilirler.

Klasik şilepleri, yakıt tasarrufu için ilave yelkenlerle donatmayı düşünen Japon gemi inşa mühendisleri için Cousteau'nun silindiri daha cazip ve avantajlı olsa gerektir.


podcast itunes youtube rss twitter facebook