Dertli olmak ve dermanı dert içinde aramak ne büyük devlet! Bence derdine çare arayanlar dertli olanlardan daha nasibsizdirler.

Kendi derdiyle dertlendiği kadar başkasının derdiyle de dertlenemiyenler, hakiki ruh inceliğinden mahrum insanlardır. Onlar, dertli olmanın tadını tadamamış; lezzetten ve tendeki zevkten vazgeçememiş; aydınlığı karanlık içre görüp gölgelelerini yere düşmekten kurtaramamış kem talihlilerdir..

Diğergamlık, karşılık beklemeyen ve kendi varlığıyla iktifa edebilen ulvi bir duygudur. Onda zaaftan eser yoktur.

Diğergamlık, aklın durup hayâlin donduğu yerde baslar. Zira o, gayr için kendini bitirip tüketmeyi iktiza eder. Halbuki ne aklın ne de hayâlin bası bu zirveye değer..

Diğergam, kendini asan; fedakarlıklarını unutan ve ummanlara sığmayan ızdırabını bir damla gözyaşına sığdırabilen ve onu da yerinde dökebilmek için ayrı bir ızdırap çeken insandır.

Onun tek meselesi vardır: Ruhu cesed hâline gelmiş insanların elinden tutup onları his ve duygularıyla ruh hâline getirebilmek!.

Şahsî bazlarına karsı daima bigane kalmıştır. Fakat gayrın derdiyle dertlenmediği bir ânı yoktur. Zaten en mesud ve bahtiyar olduğu anlar bu anlardır. Ona bu mesud ve bahtiyar ânı başka hiç bir mazhariyet bahsedemez.

Birisinden kötülük görse üzülmez; belki kendine kötülük eden o adama acır. Birisi ona diken batırsa; o gül yaprağıyla dahi onun gönlüne dokunmaz..

Aç mı kaldı? Elindeki tek lokmayı kendisinden daha aç olana yedirir. Bu ona daha çok lezzet verir. Susuz mu kaldı? Tasını kendi dudaklarından daha kuru olana uzatır ve suyu ona içirir. Kendine can gelen o kuru dudaklardaki tebessüm bir zulâl olur ve onun dudaklarını serinletir.

Onu öldürmeye gelenler onda hayat bulur. Onu tarassud edip gözetenler yollarını kaybetseler o, onlara yol gösterir. Tek cümleyle o, doğuştan havaridir.

Siz biliyor musunuz bilmem; fakat ben böyle bir diğergam biliyorum. Ve simdi ona sesleniyorum: Çehreler karanlık, suratlar dessas, Beklenen aydınlık durum pek hassas. Ey sahib-i Zaman çevir yüzün artık, Seni bekliyor zira bütün insanlık.



comments powered by Disqus