|
Fıtratın Kucağında Nezih Bir Hayat
Safvet SENİH [email protected] |
|
Fountain dergisinin Nisan-Haziran 2002 tarihli sayısında, İbrahim B. Syed, "The Beneficial Effects of Lightning" başlıklı makalesinde yıldırımın faydalarını anlatıyor. Akarsular, bilhassa çağlayanlar, rüzgâr, yağmur, şimşek, yıldırımlar, deniz dalgalarının dövdüğü sahiller, insanın kendisini taptaze ve enerji dolu hissettiği yerler ve atmosferlerdir. Niçin mi? Bütün bunlar negatif iyon taşır. Öyleyse önce iyonlar hakkında kısa bilgi vermeliyiz: Bir yıldırım sonrası havanın tâzelendiğinin hissedilmesi, havanın negatif iyonlarla yüklendiğini gösteriyor. Umumiyetle insanlar, fırtına ve kasırga sonrasında kendilerini çok rahat ve sağlık yönünden iyi hissetmektedirler. Çünkü fırtına öncesi yüksek yoğunlukta bulunan pozitif iyonlar yerlerini yüksek yoğunluktaki negatif iyonlara bırakmaktadır. Günümüzde, bilhassa şehirlerde iyonların eksik veya dengesiz şekilde bulunduğu bir çevrede yaşamaktayız. Araştırmalar gösteriyor ki, çoğumuz çalışırken, seyahat ederken kapalı ortamlarda bulunduğumuzdan, negatif iyon azlığından veya pozitif iyon fazlalığından zarar görmekteyiz. NASA araştırmaları bunu ispatlamaktadır. Bereketli iyonlar; rüzgâr, yağmur ve dalgalanma anında, enerjinin havaya transfer edilmesiyle oluşturulmaktadır. Aynı hâdise, şimşek çakmasında, hava sürtünmesinde ve şelâlelerde de meydana gelmektedir. Bu tip olaylarda elektronlar moleküllerden kopmakta ve boşlukta kalan elektronlar yakınlarında bulunan moleküllerle birleşmektedir. Bu birleşme neticesinde negatif iyonlar oluşmaktadır. İlk ana moleküller ise, pozitif iyona dönüşmektedir. Pozitif iyonların çokluğu ve negatif iyonların azlığı, rahatsız edici durumlara sebep olmaktadır. Çünkü bilim adamları, küçük hava iyonlarının biyolojik olarak aktif olduğunu ve "serotonin" maddesini artırdığını tespit etmişlerdir. Zira testler, pozitif iyonların serotonin maddesini artırdığını, negatif iyonların ise; bunların hormon seviyesini azalttığını göstermektedir. Yüksek seviyede serotonin maddesi ise; migrene, kalb çarpıntısına, yüksek kan basıncına, bronşite, astım atağına, sancılara karşı aşırı duyarlılığa ve yoğun saldırganlığa sebebiyet vermektedir. Negatif iyonların yoğun bir şekilde bulunduğu ortamlar tam tersine iyi bir neticeye götürmektedir. Birçok insan, fırtına öncesindeki atmosferi ağır ve basık bulmaktadır. Pozitif iyonların yoğun olduğu bu ortamda, bilhassa astım hastaları rahatsızlık duymaktadır. Fırtınadan saatlerce önce yüzlerce astım hastası hastahanelere gidip, şikâyetlerini bildirmektedir. Bilim adamlarının araştırmalarına göre, havanın çok az negatif iyonla yüklü olduğu durumlarda insanlar; korkmakta, yorgunluk ve gerginlik hissetmektedirler. Bu "pozitif iyon zehirlemesi" iklimin değişmesinden, merkezî havalandırma sistemlerinden, sisten ve uzun süre araba kullanmaktan da kaynaklanmaktadır. Dinlenme yerleri genelde dağlarda, şelâle yakınlarında ve sahillerde bulunmaktadır. Bu tür dinlenme merkezlerinde negatif iyonlar yoğundur. Herkes bu tip yerlerde kendini taptaze ve enerji dolu hissetmektedir. Bilim adamlarının, negatif iyonların, vücudumuzdaki zerrelerin ihtiyacı olan oksijeni temin ettiğine inanmaktadır. Bazı bilim adamları ise; negatif iyonların vücudun hastalıklara karşı direncini artıran bazı hücreleri harekete geçirdiğine inanmaktadır. Bir santimetreküp havada ortalama 1.500 iyon bulunmaktadır. Bunların % 45'i negatif iyondur. Kaliforniya'daki Yosemite Şelâlesi'nde ise; bir santimetreküp havada 100.000 negatif iyon tespit edilmiştir. Yerkabuğundaki radyoaktif maddeler ve kozmik ışınlar iyonlaşmayı artırmaktadır. Fırtınalar, dağ yamaçları ve sahiller de negatif iyonlarla doludur. Bunların dışında suların şakırdaması, fotosentez hâdisesi ve her ne kadar istenmese de orman yangınlarının bir hikmeti olarak, insanoğlu için gerekli negatif iyonlar yarıtılmaktadır. İsveç hamamlarında negatif iyonların varlığı, ortamın sıcaklığından daha önemlidir. Birkaç yıl önce bu hâdisenin keşfi Finlandiya gazetelerinde manşetten verilmişti. Günümüzde yaşadığımız çevre -egzos ve sigara dumanları ve aşırı kalabalık ortamlar- negatif iyonları harcama üzerine kurulmuştur. Havalandırma sistemi olan binalar, arabalar ve uçaklar düzenli bir şekilde pozitif iyonlarla yüklenmektedir; zira plâstik ve metal fanlar, filtreler ve havalandırma kanal sistemleri negatif iyonları hedeflerine varmadan süzmektedir. Buna ilâveten floresan ışığı, elektrikli ve elektronik âletler, televizyon ekranları ve halılar, ayrıca elbiseler ve mobilyaların içinde bulunan sunî elyaflar, negatif iyonların sayısını azaltmaktadır. Bu âletler, etraflarında bulunan negatif yüklü havayı harcamaktadır. Bir cm3 havada: Şelâlede 50.000; dağlarda 5.000; kırsal kesimde 1.000; bürolarda ise 200 civarında negatif iyon bulunmaktadır. Negatif iyonlar havayı temizlemenin yanında, insan ruh haletinin düzelmesine ve insanın oksijen solumasına yardımcı olmaktadır ki, bunlar insanın hem daha uyanık, hem de daha enerjik olmasını sağlamaktadır. Bürolarında "negatif iyon koruyucusu" bulunan şirketler, çalışanlarının soğuk algınlığına daha az yakalandıklarını, işlerine daha fazla konsantre olabildiklerini ve daha neşeli ve uyanık olduklarını tespit etmiştir. Negatif hava iyonlama makineleri, kapalı ve sunî atmosferlerin bulunduğu denizaltılarında ve uzay araçlarında bulunmaktadır. Günde beş defa namaz, bir nevi fıtratla bütünleşmedir. Çünkü, sabah namazının vakti güneş doğmadan önce fecr-i sadıkla başlar. Seher güzelliği, âyetin ifadesiyle sabahın yani fıtratın uyanıp soluk aldığı vakit... Öğle ise, güneşin tam tepeye gelip biraz meyletttiği vakitte giriyor. İkindi ise, güneşin zevale meyledip gölgelerin bir veya iki kat uzamaya başladığı anda giriyor. Güneş batıyor, akşam oluyor. Tam o zamanda namaza duruyorsunuz. Ufukta kalan kırmızı ve sarı renkler de tamamen yok olup karanlık hakim olunca yatsı başlamış oluyor. Su ile abdest alırken veya bulunmayınca temiz toprakla teyemmüm yaparken; yahut eğilip kalkıp secdeye varıp alnı, elleri yere koyarken, fizikî mânâda strese sebep olan, pek çok olumsuzluğu atmış veya toprağa vererek rahatlamış oluyoruz. Bazı arabalardan ve tırlardan toprağa sarkıtılan zincirler nasıl bir boşalmaya sebep oluyorsa, buna benzer bir hâdise... Kur'an-ı Kerim'de, cennet ile ilgili anlatılanlara dikkat edecek olursak, hep nehirler, yeşillikler, esenlik ve huzur verici ortamlar gözler önüne seriliyor... |
|



Fountain dergisinin Nisan-Haziran 2002 tarihli sayısında, İbrahim B. Syed, "The Beneficial Effects of Lightning" başlıklı makalesinde yıldırımın faydalarını anlatıyor.