|
Gözyaşları
Sızıntı [email protected] |
|
Gözyaşları damla damla mısralaşan şiir, Sevincin-kederin, ümidin-ye’sin nağmesi. Bazen hicranla yanar insan, mum gibi erir Ve gözyaşlarına dönüşür soluğu, sesi. Bazen çocuklar gibi coşar, sevinçle ağlar, Görünce dört bir yanda tüllenen şafakları.. Bazen ocaklar gibi yanar ve ciğerin dağlar, Kaplayınca bir karanlık keder ufukları. Gözyaşları ateşleri söndüren bir iksir, Cehennemlere karşı yırtılmayan bir sera; Ve gönüldeki ma’nâlar onlarla yeşerir, Onlarla cennetlere döner bütün bir ver... Yaş döken göz, cephedekilere denktir; Görmez gayyâları Allah için ağla yanlar.. İçten ağlama kalp sadakatine mihenktir, Anlar bunu ancak gönülde Hakk’ı duyanlar... Gönlüm her zaman bir gamlı haberle buğulu, Uçup gidiyor sevdiklerimiz birer birer.. Hislerim sarsık, gözlerim yaşlarla dopdolu, Bütün bu baharlar bir hazan içinmiş meğer..! Hayat hep zahmet ve yaş varınca elli beşe. Sararıyor arzular, emeller yaprak yaprak: Sistemler açılıyor birden meçhul inişe. Ve az ötede hislere çarpıyor son durak... Ufukta bir kanlı şafak veya sonsuz nûr, Durmaz yürür imanlı gönüller O’na doğru; Sonra eder ak-kara va’dolunanlar zuhûr, Kimileri zift gibi kimisi de dupduru... Ve ben pürmelâl ellerim arasında başım, Ümit çiceklerimde kırağı endişesi; “Son”un bilmem ne kadar yakınına varmışım Azrail’le söyleşir gibi ruhumun sesi... Herkesle beraber yürüyoruz öbek öbek, Salmışız kendimizi ebed musikisine: Ruh sonsuza doğru pervaz eden bir kelebek, Kaptırmış kendini zevâlin en nefisine.. Tıpkı bir ney gibi bütün ömür boyu zâr zâr, Ne gurbeti biter, ne gurûbu hiçbir zaman.. Mecnun gibi hep ağlar dolaşır O’nu arar, Gözleri hicranla dolu, gönlünde hafakan... Ağla gözlerim ağla, ırmaklarda gün dönsün! Ağla vadiler Nil, dağlar “Tûr-i Sinâ” olsun! Ağla ki İbrahim’i saran ateşler sönsün! Ve yeşeren asâ ile sihirler bozulsun.! Şak şak olsun “Kafdağı” hayat suyu fışkırsın! Dirilsin ölüler gözyaşı kurnalarında; İradenin kollarındaki zincir kırılsın Ve görünsün fecir süvarileri ard arda..! ![]() |
|



