Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !

Anne sütüyle beslenen bazı bebekler D vitamini preparatlarına ihtiyaç duyabilirler: Amerikalı çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları muhtemelen önümüzdeki birkaç ay içinde, sadece anne sütüyle beslenen bebeklere günde 200 ünite D vitamini verilmesini tavsiye etmeye başlayacaklar. Sadece anne sütüyle beslenen bebeklerin D vitamini alımı azdır. Bir diğer D vitamini kaynağı direkt güneş ışığıdır; ama günümüzde anne-babalar, yanıklardan ve deri kanserlerinden koruyabilmek için bebeklerini güneşe pek çıkarmamaktadırlar. Derilerinin renginden ötürü güneş ışığından kaynaklanan D vitamini daha az emildiği için, anne sütü ile beslenen zenci bebekler, raşitizme karşı daha hassastır. Ayrıca aynı sebepten annelerinin D vitamini depoları da daha az olduğu için, zenci bebekler gerek anne karnında iken, gerekse doğduktan sonra anne sütü ile yeterli D vitamini alamazlar. ABD'de yapılan bir çalışmada beyaz kadınların sadece % 4'ünde, zenci kadınların ise % 42'sinde yetersiz D vitamini seviyesinin bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırmacılar; anne sütü kullanımını olumsuz etkilemek istemediklerini, sadece bebeklerin yeterli vitamin almasını sağlamayı amaçladıklarını ifade ediyorlar. Raşitizm vakaları ile anne sütü arasında ilişki olduğunu teyit için, daha fazla çalışma gereklidir. (Intelihealth 21.10.2002)

Antrenmanlar şeker hastalarına yardımcı oluyor: Yeni bir çalışma (British Medical Journal 2002;325:746749), yiyecek tercihlerini karşılayacak şekilde insülin dozlarını ayarlamak için, antrenman yapan şeker hastalarında, şeker hastalığının daha iyi kontrol edilebildiğini ve hayat kalitesinin daha iyi olduğunu gösterdi. Tip I (çocuklukta başlayan) şeker hastası 140 yetişkin, ya 5 günlük bir antrenman kursuna katıldı veya 6 ay süreyle mutat bakım almaya devam ettikten sonra kursa tâbi tutuldu. Yoğun antrenman yapan katılımcılarda kan şekerinin kontrolü, genel durum ve hayat kalitesi daha iyiydi. Araştırmacılar; bu maharetin antrenmanların hastaların hayatlarını şeker hastalığına göre ayarlamak yerine, şeker hastalığını hayatlarına göre ayarlamalarını sağladığını belirtiyorlar. (Medical Breakthroughs 07-13 Ekim 2002)

Protein; inme ve alzheimer hastalığı riskini artırabilir: Homosistein amino asidinin nispeten yüksek seviyeleri inme, alzheimer hastalığı ve bunama riskini artırabilir. Önceki araştırmalar yüksek homosistein seviyelerinin kalp hastalığı ve inme riskini artırabildiğini göstermişti. Diyetin homosistein seviyeleri üzerine önemli tesiri vardır, folik asit ve diğer B vitaminleri homosisteini azaltabilir. Homosistein seviyelerini azaltmanın faydaları ispatlanamamıştır. Yeni bir çalışmanın sonuçları, homosisteinin; inme, alzheimer hastalığı ve bunama risklerinin artışından doğrudan sorumlu olduğunu kanıtlamamasına rağmen, insanları homosistein seviyelerini azaltabilen vitaminleri daha fazla almaya teşvik edecek, yeterince kuvvetli delil sunmaktadır. 225 hasta ve 71 sağlıklı yaşlı üzerinde yapılan bu çalışma Stroke dergisinin ekim sayısında (2002; 33: 2351-2356, 2343-2344) yayımlandı. Homosistein seviyeleri sağlıklı yaşlılara göre inme geçirenlerde 5 kat, alzheimer hastalarında 3 kat, damar menşeli bunaması olanlarda 5 kat daha fazla bulundu. ABD'de bir ara gıdalara folik asit eklenmesi bile düşünülmüştü, şimdi ise, yaşlıların, özellikle damar hastalığı veya bunaması olanların, ek folik asit ve B12 vitamini almalarının daha uygun olduğu kabul ediliyor. (Heartcenteronline 4.10.2002)

podcast itunes youtube rss twitter facebook