Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !

Anne sütüyle beslenen bebekler daha zeki. Danimarkalı bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmada, anne sütüyle beslenen çocukların diğerlerine göre daha zeki olduğu gösterildi. Sonuçları Journal of the American Medical Association'da yayınlanan araştırma 3.253 kişi üzerinde yapıldı. 7-9 ay süreyle emzirilen kişilerin IQ seviyelerinin, bir aydan kısa süre anne sütü alanlara göre 6 puan daha yüksek olduğu tespit edildi. Bilim adamları, 9 aydan sonra anne sütü almanın ise zekâ açısından faydalı olmayacağını ifade ettiler ve anne sütünün faydasını ihtiva ettiği maddelerin beyin kapasitesini artırmasına bağladılar. Çalışan kadınların büyük bir problem olarak gördükleri, yavrularını emzirme sıkıntısından kaçmalarının, ortaya çıkaracağı eksikliği düşünerek daha şefkatli davranmaları gerekmektedir. (InteliHealth 8.5.2002)
Çay kalp krizi riskini azaltıyor. Çay, antioksidan özelliklerinden dolayı koroner kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteren flavonoidlerden yana zengindir. Sonuçları American Journal of Clinical Nutrition'ın Mayıs sayısında yayınlanan bir çalışmada, uzun süre düzenli çay tüketiminin kalp krizi sıklığına tesiri 4.807 yaşlı Hollandalı üzerinde araştırıldı. Sigara içimi, şişmanlık gibi diğer hayat tarzı faktörleri düzeltildikten sonra bile, çay içenlerde kalp krizi (özellikle öldürücü) riski düzenli çay tüketmeyenlere göre daha azdı. Günde 375 ml'den fazla çay tüketenlerde kalp krizi riski çay içmeyenlerdekinin yarısı, kalp krizinden ölüm riski ise üçte biriydi. Araştırmacılar çayda bulunan flavonoidlerin diğer antioksidanlarla birlikte koroner kalp hastalığının yol açtığı damar hasarını engellediğini, böylece kalp krizinden ölüm riskini azalttığını düşünüyorlar. Yaşlılarda kalp krizi riskinin azalması, kısmen de olsa, çay içiminin daha sağlıklı alışkanlıklarla birlikte olmasına da bağlı olabilir. (Healthy Update 7.5.2002, WebMD Health 25.4.2002, InteliHealth 25.4.2002)

Beslenme durumu yaşlılarda zihnî fonksiyonların bozulmasını etkiliyor. Yaşlılık sıklıkla hafif hafıza kaybından Alzheimer hastalığına kadar değişebilen şiddetlerde zihnî fonksiyonların bozulması ile birliktedir. Önceleri yaşla alâkalı bu bozulmanın kaçınılmaz olduğu düşünülmesine rağmen, yeni çalışmalar; folik asit veya B12 vitamini eksikliğinin veya plazma homosistein fazlalığının zihnî bozulma ve bunama ile birlikte olduğunu gösterdi. Homosistein fazlalığı ise; folik asit ve B12 vitamini eksikliği ile birlikteydi. Araştırmacılar yaşlılarda folik asit ve B12 vitamini alımıyla homosisteinin azaltılmasının ve Alzheimer hastalığından kaynaklanan zihnî fonksiyon bozukluklarının önlenmesinin hedeflendiği klinik çalışmalar yapılması gerektiğini söylüyorlar. (InteliHealth 25.4.2002)

Şişmanlık hastalık mı, sadece bir belirti mi? Amerikalılar'ın % 27'si şişman, % 35'i ise aşırı kiloludur ve şişmanlık son 20 yıldır bir salgın hızında yayılmaktadır. Peki şişmanlık bir hastalık mı, yoksa hastalık belirtisi mi? Bazı uzmanlar şişmanlığın hastalık belirtisi olduğunu ve kilo kaybının belirtinin baskılanması mânâsına geldiğini, hastalığın ise devam ettiğini düşünmektedirler. Gerçekten de şişmanlarda kilo verme ile yüksek olan kan şekeri ve kolesterol seviyelerinin ve kan basıncının bir miktar düştüğü ama ölüm riskinin azalmadığı gösterilmiştir. Tekrar tekrar kilo verip almanın ölüm riskini artırdığı bulunmuştur. Rockefeller Üniversitesi'nde şişmanlık araştırmacısı olan Jules Hirsch, şişmanlarda bulunan bir çeşit normal olmayan genetik ve çevreye ait faktörlerin daha fazla yağ depolanmasına sebep olduğunu söylemektedir: 'Elbette şişmanlar daha fazla yemek yer. Ama bir başka hastalıkları vardır, aşırı yemek yeme de bu hastalığın belirtisidir.' (InteliHealth 16.4.2002)
podcast itunes youtube rss twitter facebook