|
Koşucu Kuş
Salih Yücel |
|
İlmi kayıtlara “Geccoccy californianus” ismiyle geçmiş olan ve guguk kuşları ailesinin bir üyesi durumunda bulunan ‘yer guguk kuşu’ veya koşucu kuş da denilen bu hayvan Birleşik Devletlerin güneybatısında ve Meksika’nın kuzey bölgelerinde yaşamaktadır. Gerçek bir çöl koşucusu, akrepler ve diğer zehirli yaratıkların vahşi bir avcısı olarak bilinen koşucu kuş, elverişsiz hayat şartlarıyla dolu bir çölde yaşayabilecek özelliklerde yaratılmış nadir hayvanlardan biridir. Birçok sırrı hala çözülememiş olmasına rağmen farklı halleri ve davranışlarıyla kızılderili kültüründen, Merrie Melodies çizgi filmlerine kadar her şeyde ayrı bir iz bırakmasıyla insanların zihnine damgasını vurmuş gibidir.Bu kuş yetiştiği bölgelerde günlük hayatta da ilham kaynağı olmuştur. Polisin başına epeyce dert açmış olan bir hırsıza koşucu kuş lakabı verilmesi, hızlı ve güçlü arabalarda bu kuşun motiflerinin kullanılması, parklar, dükkanlar ve sosyal hizmet veren işletmeler gibi yerlerde hem isim olarak, hem de reklam unsuru olarak yer alması, bu kuşun tesirini açıkça ifade etmektedir. Şüphesiz bu kuşun folklorik yeri, reklamcılığından daha eskiye uzanmaktadır. Çıngıraklı yılanlarla yaptığı düellolarda gösterdiği cesareti takdirle karşılayan kızılderililer onu ayrıca “yılan yiyici” olarak da isimlendirmişlerdir. ABD’nin güneybatısında ‘yer guguk kuşu’ olarak da bilinen koşucu kuş, insanlara diğer çöl yaratıklarından daha fazla ilham kaynağı olmuştur. Kuşun iki parmak öne, iki parmak arkaya doğru ayrılmış ayaklarının bıraktığı izlerin şeklinden dolayı hangi yöne doğru gittiğinden emin olamayan bazı yerliler, bu izlerin şeytanı ve şeytani ruhları hapsettiğine inanmaktadırlar. Yine bazı Meksikalılara göre bir koşucu kuşun yoldan geçmesi emniyetli bir yolculuğa delalet etmektedir. Bu kuşun tercih ettiği zehirli av hayvanlarının iyileştirici özelliğinin kuşun kendi etine de geçtiği düşünüldüğünden, sırt ağrılarından çıbana kadar her türlü rahatsızlık için ilaç olarak kullanılır. Koşucu kuş, baş kısımlarına yıldırım hızıyla indirdiği darbelerle yılanları rahatlıkla öldürebilmektedir. Karıncalardan, kara- dul örümceklerine ve ahlat, armut cinsi meyvelere kadar her şey onun için lezzetli bir yiyecektir. Alçaktan uçan sinek kuşlarını bile sessizce takip eder, sonra havaya doğru ani bir sıçrayışla onları kapıp yakalar. Bu kuşların yeme alışkanlıklarının ilgi çekici olduğu kaydedilmektedir. Bunlardan birine göre, evde beslenen bir yavru, bir günde üç adet kurbağa, yedi cırcır böceği, bir kertenkele, süte bandırılmış ki dilim ekmek, 50 cm uzunluğunda bir yılan, bir çulluğun bir kısmı ve üç serçeyi iştahla yemiştir. Serbest dolaşanlardan biri ise bir günde 336 çekirge, 17 akrep, 14 kırkayak, iki tarantula örümceği ve bunlara ek olarak güveden fareye kadar değişen 132 parça küçük hayvan yemiştir. Gerçekten çok obur olan bu kuşlar, kimbilir tabiattaki hangi muazzam dengeleri korumakla vazifelendirilmişlerdir. Bu kadar obur olmalarına rağmen, tahmin edemediğimiz derecede şefkatli olan koşucu kuşların erkek ve dişisi, uyku ve avlanma vazifelerini paylaşarak yürütürler. Üreme mevsimi boyunca yuvada açlıktan çılgın hale gelen yavruları beslemek için anne ve babanın her ikisi de fazla mesai yapmaya başlarlar. Yumurtadan yeni çıkmış olan yavrularını beslemede güçlük çekerlerse, nesillerinin devamını tehlikeye düşürmemek için, “ne kadarını kurtarsak kardır’ hesabıyla, zayıf olanlarını yerler. Sağ kalan yavrular yuvayı terk ettikleri günlerde, artık kendilerini besleyebilecek duruma gelmişlerdir. Geceleyin çok düşen hava sıcaklığına karşı vücudunun fazla enerji kaybetmemesi için kendisine verilmiş mükemmel termostatının ayarını bizim geceleyin israf olmasın diye kaloriferimizin sıcaklığını düşürdüğümüz gibi kısarak vücut ısısını 13°C’ye kadar düşürebilir. Sabahleyin ise yükseltmek için kuşun güneş enerjisi biriktirmeye ihtiyacı vardır. Rüzgarsız bir yer bulur ve arkasını güneşe dönerek yerleşir. Kanatlarını açar, kuluçkada enerjisi azalmış olan arka kısmındaki tüysüz, H şeklindeki siyah lekelerle süslü ve kıvrımlı güneş enerjisi panelleri gibi olan derisini güneş ışınlarına maruz bırakır. Çıplak deri altındaki kan damarları, güneşten aldığı sıcaklığı emer ve ısınan kan, vücudun her tarafını dolaşarak ısıtır. Böylece vücut metabolizmasından elde edilen enerjiyi harcamadan güneşi kullanarak tekrar kuvvet ve canlılığı için gerekli enerjiyi sağlamış olur. Koşucu kuş, hareket kabiliyetini en çok koşu sırasında gösterir; özellikle de avının peşine düşüp yakalamaya çalıştığı zaman. Araştırmacılar, koşucu kuş kadar yerde hızlı koşan bir kuşun Amerika’da bulunmadığını söylüyorlar. Belki de uçmaktan çok koşmayı benimsemiş olan tek kuş. İnce, çırpı gibi bacaklarıyla çölde yaklaşık 25 km’lik bir mesafeyi bir saatte kat edebilmektedir. Kış gelip çattığında kuşun şaşırtıcılığı farklı bir biçimde kendini göstermeye devam eder. Kış ayları boyunca ortadan kaybolan, göç etmediği kesinlikle bilinen bu kuşların bu sürede nerede bulundukları hala tartışılmaktadır. Bir görüşe göre bu kuşlar kışın kısa aralıklarla uykuya yatarlar. Diğer bir iddiaya göre ise çöl ile şehirlerin birleştiği kesişme bölgelerindeki çalılıkların dibindeki oyuklar arasına gizlenmektedirler. |
|



İlmi kayıtlara “Geccoccy californianus” ismiyle geçmiş olan ve guguk kuşları ailesinin bir üyesi durumunda bulunan ‘yer guguk kuşu’ veya koşucu kuş da denilen bu hayvan Birleşik Devletlerin güneybatısında ve Meksika’nın kuzey bölgelerinde yaşamaktadır. Gerçek bir çöl koşucusu, akrepler ve diğer zehirli yaratıkların vahşi bir avcısı olarak bilinen koşucu kuş, elverişsiz hayat şartlarıyla dolu bir çölde yaşayabilecek özelliklerde yaratılmış nadir hayvanlardan biridir. Birçok sırrı hala çözülememiş olmasına rağmen farklı halleri ve davranışlarıyla kızılderili kültüründen, Merrie Melodies çizgi filmlerine kadar her şeyde ayrı bir iz bırakmasıyla insanların zihnine damgasını vurmuş gibidir.