|
Ölçü (Kasım 1983)
Sızıntı [email protected] |
|
Darılma yok Dayanma var Ortalık henüz alaca karanlık içinde iken, etrafa hakkın mesajlarını duyuran sen oldun. Kadirnâşinaslar bilmeseler dahi, bunun böyle olduğuna yer-gök şahiddir. Sakın usul bilmezlerin haline bakıp da sitemkâr olma! Ettiğin hizmeti halk takdir etmese de Hak biliyor ya.! ![]() Sen seciyenin gereğini yaptın ve şimdi etrafın adeta lâlezâr.. Çevrende boy atıp gelişen bu kadar gül varken üç-beş dikenden şikayet niye.? Ve hele bu uğursuzluk, yetiştirmedeki bir kusur ve eksikliğe reaksiyon ise... ![]() Hakka dilbeste olmuş bir gönül için, âhiret yolundaki hizmetlerin mükâfatını dünyada istemek görgüsüzce bir davranış değil mi? Hem, dünya ve içindekiler fâni; âhiret akıllara durgunluk veren o güzellik ve ihtişamıyla bâkî değil mi..? Öyleyse gel! Hak yolundaki cehdinin karşılığını istemeden vazgeç! Öteler ve ötelerin ötesi sana yetmez mi..? ![]() Halkın sana karşı olan teveccühünü - haklı dahi olsa - bir büyüklük emâresi sayıp hüsn-ü zannın verdiği makamlara bel bağlamamalısın. Ve hele başkalarını kendinden küçük görme gibi bir görgüsüzlüğe katiyyen düşmemelisin! Zira Hak katındaki kıymet ve değer ruh safveti ve gönül yüceliğine göredir. Cismaniyete değer vererek, etin kemiğin altında kalıp ezilmek ne acı bir talihsizlikdir.! ![]() Büyüklere karşı hürmet hissi bir esas olsa bile, ona talib olmamak gerekdir. Başkalarının sana karşı olan hürmeti istenmeden ve beklenmeden kendi kendine geldiği takdirde zararsız olmasına karşılık, arzu edilip arkasına düşüldüğünde, vaslına erilmez bir mahbub olur ve insanı sefaletler, ızdırablar içinde bırakır. ![]() Halkın büyük görüp ve göstermelerine bel bağlayıp güvenmemelisin! Evvelâ böyle bir teveccüh, gökler ötesi "hüsn-ü kabûl"ün bir aksi olması itibariyle makbul sayılmalıdır. Yoksa, arzu edilecek bir şey değildir. Bir an keyiflendirse bile, çok zamanlar ağlatır ve inletir. Böyle gelip geçici iltifatlarla aldanıp gönlünü karartmamalısın! ![]() Hizmetin büyüyüp genişlemesi ölçüsünde, hasımlarınla, olduğu gibi çevrenle de imtihan olacağını hiç düşündün mü? Düşün! Ve Hakkın elinde birer imtihan unsuru olarak kullanılan dostlarına karşı mürüvvetli ol! Sakın; milletine karşı verdiğin hizmetleri, elinin altında bulunanlara ettiğin iyilikleri onların yüzlerine çarparak çevreni kendinden bîzar etme! Unutma ki, yaptığın şeyler birer vazife, sen de bir mükellef ve mes'ulsün! ![]() Okuduğun kitablar, düşünüp tahlil etdiğin mevzular ve soluk soluğa Hak yolundaki mücahedelerin nisbetinde, mahviyet içinde ve "kahr u lütfu bir bilme" çizgisinde değilsen, her hamlende benliğin kızıl pençesiyle kıstırıldığını düşün ve ürper! ![]() Zinhar! Bana etdiğin hizmetlerin büyüklüğünden, boy boy fedâkârlıklarından bahisler açma! Ortaya koyduğun eserlerini mîrî malı gibi, arkadaşlarının gayretine terettüb etmiş ilâhî bir lütuf olarak görebiliyor musun, hizmette ön saflarda, ücrette gerilerin gerisinde bulunabiliyor musun, rica ederim onu bana naklet!! Naklet ki, şeker-şerbet olan dilin gönlümü âbâd kılsın. ![]() İlmim, izzetim, onurum deyip nefis türküleriyle düşmanlarını memnun, dostlarını da dilgîr etme! Varsa meziyetin, bırak öbür âlem için sünbül versin, başak bağlasın! Ve senin hayatının destanları meleklerin ebedî nağmeleri olarak kalıp gitsin. ![]() |
|



