Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !


Sesli Dinle

ARAŞTIRMACILAR BEBEKLERE D VİTAMİNİ TAKVİYESİNİ TAVSİYE EDİYOR
Neticeleri Pediatrics dergisinin son sayısında yayımlanan bir çalışmada, 1 yaşın altındaki Amerikalı bebeklerin sadece % 1-13'üne piyasada ucuz damlalar şeklinde bulunan D vitamini desteklerinin verildiği tespit edildi. Aynı araştırmada bebeklerin sadece % 5 ila % 37'sinin Amerikan Pediatri Cemiyeti'nin 2008 yılında D vitamini için belirlediği standart olan günlük 400 üniteyi aldığı gösterildi. D vitamini kemikleri ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, ayrıca bu vitaminin Tip 1 şeker hastalığını, kalb hastalıklarını ve kanseri önlemeye vesile olduğu düşünülmektedir. Her açıdan mükemmel bir gıda olan anne sütünün D vitamini muhtevasının çoğu zaman az olduğu kabul edilmektedir. Çok eskilerde insanlar daha çok güneş gören yerlerde yaşadıklarından, anne sütüyle az miktarda D vitamini gelse de, bebeklerde D vitamini eksikliği ortaya çıkmıyordu. Bebek mamalarındaki D vitamini miktarı da yetersizdir; günlük 400 ünite D vitamini alabilmesi için bebeğin 900 ml civarında mama yemesi gerekir. 6 aydan küçük bebekler bu kadar mamayı nadiren yiyebilir. Yapılan kan testleri çoğu annede de D vitamini eksikliği olduğunu göstermiştir. Annenin daha fazla güneş ışığı görmesi kendisindeki D vitamini seviyesini yükseltir; ama bunun yeni doğana bebeğe tesiri yoktur. Amerikan Pediatri Cemiyeti, deri hasarı ve deri kanseri gelişimini engelleyebilmek için bebeklerin ilk altı ayda doğrudan güneş ışığı görmemelerini tavsiye etmektedir. Altıncı aydan sonra güneş kremi, başlık ve koruyucu giysiler kullanılarak bebekler güneşe çıkarılabilir. (InteliHealth 22.03.2010)






DİKKAT! ÇOCUKLARDA AŞIRI ŞİŞMANLIK SIKLIĞI TAHMİN EDİLENDEN FAZLA
Aşırı şişmanlık nispeti çocuklarda alarm verilecek seviyeye ulaştı. Amerika'da yapılan bir araştırmada, 2–19 yaşları arasındaki 710.000 çocuğun boyları ve vücut ağırlıkları tayin edildi ve şişmanlık sıklığı tahmin edilenden fazla bulundu. Bu çocukların % 37,1'i kilolu, % 19,4'ü şişman, % 6,4'ü aşırı şişmandı. Araştırmacılar, anne-babalara çocuklarının yeme alışkanlıklarını ve vücut ağırlıklarını takip etmelerini tavsiye ediyor. Anne-baba, çocuk meselâ fazla miktarda "çöp gıda" (enerjisi fazla, besin değeri az olan gıda) yiyorsa veya çocuğun kilosu hızla artıyorsa tedbir almalı, gerektiği zaman hekime danışmalıdır. (WebMD 18.03.2010)


AKILLI LED'LER GELİYOR
Elektronik çiplerin malzemesinden üretilen ışık yayan diyotlar (Light Emitting diode; LED) son zamanlara kadar elektronik cihazlarda bazı göstergelerde kullanılmaktaydı. Ancak gelişen teknoloji, ışık yayan diyotların parlaklıklarının artmasını netice verdi. Artık LED'ler bir aydınlatma aracı, yani ışık kaynağı olarak kullanılıyor. Çeşitli firmalar, LED'lerden sokak lâmbaları tasarladılar. Bu lâmbaların en mühim özellikleri, uzun ömürlü olmaları ve düşük enerji tüketmeleri.

LED'ler üzerinde yapılan çalışmalar hız kesmedi. Şimdi de "Akıllı LED'ler" geliyor. Bina içi aydınlatmalarda kullanılması düşünülen Akıllı LED'lerin önümüzdeki yaz aylarında satışa sunulması hedefleniyor.

% 50–80 nispetinde enerji tasarrufu sağlaması beklenen Akıllı LED, merkezî kontrol birimindeki sensör (algılayıcı) dizisi vasıtasıyla bina içindeki bütün ışıkları algılayıp ışık şiddetinin ne kadar olması gerektiğine karar vererek ışık üretiyor. Diğer taraftan mevcut LED aydınlatma sistemlerinde her bir aydınlatma birimi için gerekli şebeke gerilimini -LED'lerin çalışması için gerekli olan- doğru ve küçük gerilimlere dönüştürme işlemi bu sistemde sadece bir defa merkezî kontrol biriminde yapılıyor ve elde edilen doğru gerilim her LED aydınlatma birimine dağıtılıyor. Bu maliyet azalması ile birlikte sensörler ortamdaki ışık şiddeti ihtiyacını (gündüz, akşam gece gibi) ve insan bulunup bulunmadığını algılayıp, aydınlatıcı birimlerin en uygun enerjiyi tüketerek çalışmasını sağlıyor. Yani binaya girildiğinde ışıkları yakıp söndürme gibi bir işleme ihtiyaç kalmıyor. Geliştirilen sistemin; maliyetinin düşük olması ve ciddi enerji tasarrufu sağlaması sebebiyle talep görmesi bekleniyor.


'BİYOBATARYA'LARA DOĞRU
Çeşitli kimyevî işlemlerle yosunlardan biyo-yakıt üretilmeye çalışılırken, bir araştırma grubu yosunlardan elektron çalmayı başardı. Bu işlem her ne kadar önemli bir netice vermediyse de, mühim bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Kaliforniyalı ve Koreli araştırmacılar "Yosunlardan elektron alarak elektrik elde edilemez mi?" sorusunun cevabını araştırmaya başladılar. Clamydomonas reinhardtii adlı yosunu test malzemesi olarak kullandılar. Oldukça büyük bir yosun kolonisine güneş ışığı altında şok tesiri yapacak bir elektrik gerilimi uyguladılar. Bu esnada koloniden kullanılabilecek bir elektrik akımı üretildiğini gördüler. Her ne kadar şu ânda pratik bir uygulaması olamasa ve bazıları bu çalışmayı bir zaman kaybı olarak görse de, buluşun yeni çalışmalara kapı açtığı düşünülüyor.

podcast itunes youtube rss twitter facebook