Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !


SEVGİLİ SIZINTI;
Sen bir işaretsin, kalbimde sevgi, ruhumda ışıksın, yaralarıma dermansın, ilaçsın...

Sen akan zaman içerisinde; kozmozu, zihni, rûhî ve mantıkî olarak insanlığa takdim eden sırlı bir elsin. Bu el ahlâk ve inançla yoğrulmuş, sırları açıklığa ka vuşturmuştur.

Seni tanımakla bilgine sığınıp, benliğime ulaşarak seni elden bırakamaz oldum. Fikirlerinle hemhâl olup, sensiz geçen zamanı beyhude, seni tanımayan ruhu ölü kabul ediyorum. Sen ki; karanlıkları delen bir ışık gibi kararmış ruhları aydınlatan, insan ruhundaki boşluğu dolduran ve o insanı yaratıcısına yönlendiren bir hakikatsin. Var olan her şeyde hesaplı hareketin, kâinat nizamını oluşturduğunu gösteren ve bu oluşta var edeni düşündüren bir burhansın.

Arzum; sende omuz omuza gelen gayretin, ilelebet devamı ve zaman İçerisinde düşünenlere bir mefkure olarak, kendilerini var edeni tanımak ve bilmek Özlemine eriştirmesidir. Realist ve doğru felsefenizin düşünenlere bir rehber olması dileğiyle...
Tuncer Şahin — Erzincan



Bir hüzün vardı billur suyun akışında,
Belli ki dört mevsimin kara kışında.

Kıvrım kıvrım yollardan denize akmaktasın,
Sen aktıkça büyürsün, sen aktıkça coşarsın

Durduramaz akışını, ters yönden esen rüzgâr
Hızla akmana bak sen, mavi denize kadar

Rüzgâr essin ötelerden, denize mevce gelsin,
Hep aynı yerden sız, mermerler şekillensin.

Belli değildir yerin, yangın nerde sen ordasın,
Bu mavilik sende değil, onu göklerden almışsın.

Seninle sönecektir büyük yangınlar,
Seninle dirilecek cansız ovalar.

Süzülürsün gözlerinden, içi duru insanların,
Damla damla gözündesin, ipincecik ruhluların.
Mustafa Atay


podcast itunes youtube rss twitter facebook