Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !

BEYİN TELESKOBU: KRENİKON
Beyin, sinir uyarılarının (impuls) iletimini ve iç haberleşmesini tabii kimyevi maddeler vasıtasıyla yapar ve çok değişken bir hususiyet arzeder. Hatırlama, görme, duyma veya düşünme esnasında beynimiz binlerce muameleyi paralel bir şekilde aynı anda yapar. Milyarlarca hücrelerden müteşekkil beynimizde, herhangi bir ikazın sinirler tarafından iletilmesinin elektro kimyevi bir hadise olduğu bilinmektedir. Ancak bu elektromanyetik akımlar, zayıf akımlar olmalarına rağmen, manyetik alanları ihtiva etmeleri ve elektromanyetik güçleri olması hasebiyle kolaylıkla tespit edilebilmekte ve analize tabi tutulabilmektedir.

Bugüne kadar beyin hastalıklarını teşhiste kullanılan EEG (Elektroensefalografi) denilen cihazın yerine kullanılacak beyindeki hastalıklı noktaları en ince ayrıntılarına kadar tespit edebilen, dolayısıyla ‘İçimizdeki Göz’ olarak tabir edebileceğimiz bir cihaz geliştirildi. Bir Alman firmasından Dr. R. Schitenhelm tarafından gerçekleştirilen bu yeni sistemin adına “Krenikon” denmekte ve MEG (Magneloensefalografi) olarak nitelendirilmekledir. “Manyetik kaynaklı görüntü” adı da verilen bu tıbbi görüntü teknolojisi, beynin henüz yaygın şekilde kullanılan görüntüleme teknolojilerinden daha iyi ve ayrıntılı görüntüsünü sağlamaktadır. Her tarafı ses, ışık ve manyetik dalga sızdırmayan alaşımlardan (demir, bakır ve nikel) yapılmış karanlık bir kabinin ortasına yerleştirilen bu sistemin esas tarayıcı gözü, 20 cm çapında ve silindir şeklindeki bir bobindir (selenoid). Kabinin dışında ve sistemle bağlantılı olan ve hastalıklı bölgenin pozisyonunu ayrı ayrı ekrana yansıtan 37 Squid (süper iletken kuantum girişim dedektörü) mevcuttur.

Sistem, beyin hücreleri arasında gönderilen elektriki sinyallerin oluşturduğu, manyetik alanlardaki değişiklikleri toplar ve buradan aldığı sinyalleri Squid cihazından geçirerek güçlendirir. Bu sinyaller, daha sonra kaydedilmek üzere nörol faaliyet haritasını çıkarmak için işlenirler. Krenikon’un mükemmel çalışması bazı fizik esaslarından hareketle elde edilmiştir. Hastalık yapıcı mikroplardan (virüs) birinin bile yerleştiği yerden zamanla biyomanyetik dalgalar yayılmaya başlar. Sanki hasta uzuv “N’olur yetişin! Burada düşman istilası var” diye feryat eder. Bu manyetik dalgalar, ancak “Krenikon” gibi, dalgaları ayrı ayrı algılayabilen bir cihaz ile farkedilebilir.

Röntgen ışınları ile yapılan tomografi çekimi gibi MEG de mevcudun bir kesitini inceler. Fakat MEG ile elde edilen görüntüler tomografiye göre çok daha nettir. MEG sadece çok net anatomik görüntü vermekle kalmaz, dokuların biyokimyevi durumu hakkında da detaylı bilgiler verir ve röntgen gibi zararlı ışınlar kullanılmadığından tamamen tehlikesizdir.

Ziya AYDIN


HAVA KİRLİLİĞİ İÇİN GELECEĞİN ÇÖZÜMÜ

Şehirlerde yaşayan insanların en çok şikâyet ettikleri çevre problemlerinin başında hava kirliliği geliyor. Suları filtre sistemleri ile, çevreyi çöp merkezleri ile temizleme yolları açık. Ciddi bir planlama ile bu çalışmalar, maliyeti biraz yüksek olsa da sonuç verebilir. Ya hava kirliliği! Bu problemin maliyeti diğerlerine göre çok yüksek olacağa benziyor. Zira hava kirliliğini %70 oranında trafikteki araçların egzoz gazları oluşturuyor. Henüz su kirlenmesinin önüne geçmek üzere filtre sistemleri gibi, mevcut sisteme yeni bir şeyler ekleyerek çözüm üretme çalışmaları, egzoz gazı problemi için istenen seviyede değil. İnsanlık daha uzun bir süre egzoz gazı solunmaya devam edecek görünüyor. Bu da mevcut medeniyet anlayışının birtakım kolaylıkları, yanındaki problemlerle birlikte getirmesinden başka birşey değil. Egzoz gazı için en görünür çözüm; yanında bir problem getirmezse elektrikli araçlar. Bu yol ise sözünü ettiğimiz yüksek maliyetin sebebi. Petrol ile çalışan bütün arabaların çalışma sisteminin değiştirilmesi düşünülürse maliyetin yüksekliği ortaya çıkar.

Elektrik ile çalışan araçlar için enerji kaynağı iki şekilde sağlanabiliyor: Güneş ve batarya(akü). Güneş enerjisinden yeterli güçte elektrik elde etme, güneş gören çok büyük satıhlar gerektirdiğinden henüz istenen seviyede değil. Batarya ile ise araçlar oldukça kısa mesafeler kat edebiliyorlar. Ancak bu yöndeki çalışmalar, ABD’de büyük teşvik görüyor. Arizona’da her yıl üç gün süren batarya ile çalışan araç yarışları düzenlenmektedir. Kaliforniya’daki bir kuruluş oldukça pratik görünen bir çözüm getiriyor probleme; şarjlı bataryalar için hızlı şarj merkezleri. Uygulamada, bataryası zayıflayan araç şarj istasyonuna girip şarja kısa bir süre için bağlanacak ve ücretini ödeyip yoluna devam edecek.

Enerjinin araca iletilmesi manyetik alan ile bir transformatör prensibine göre
gerçekleştiriliyor. Transformatörün primen şarj merkezinde (Endüktif koplör) sekondeni ve manyetik çekindiği araç üzerinde, yükleme transformatöründen alınan enerji batarya için doğrultulur ve şarj işlemi gerçekleşir. Yükleme birimi ise oldukça iyi geliştirilmiş; zira müşteri ne kadarlık ve hangi sürede şarj istediğini bildirebiliyor. Diğer taraftan her geçen gün daha iyiye ilerleyen batarya teknolojileri sistemin verimine olumlu yönde katkı sağlamakta.

MİNİTEL İLE UZAKTAN KUMANDA

Bir kış günü, sabah evinizden ayrılırken, akşama saat kaçta döneceğinizi bilemediğiniz için soğuk bir eve dönmenin sıkıntısını artık yaşamayacaksınız. Zira geliştirilen kompütürize bir telefon ile günün herhangi bir anında telefon hatlarından bilgi göndererek ısıtıcınızı çalıştırabileceksiniz. Bu işlemi sadece ısıtıcı değil, diğer herhangi bir elektrikli cihaz için de gerçekleştirebilirsiniz.

Fransa’da geliştirilen bu cihaz, 12 sene önce kurulmuş bir elektrik telefon kütüphanesine bağlı olup, halka çeşitli hizmetler veren MINITEL adlı bir şebekeden faydalanıyor. Şu anda şebekenin telefon kütüphanesine 27 milyon abone var. Cihazı geliştiren firma isim olarak da MINITEL’i seçmiş. Minitelin bugün 6 milyon kullanıcısı var.

Cihazı telefon hattına bağladığınızda ekranda kendi evinizin telefon numarası beliriyor. İsminizin ilk harflerini ve şehir kodunu tuşladıktan sonra bir işlem tuşu ile cihaz evinizi otomatik olarak arıyor ve sizden sadece sizin bildiğiniz şifrenizi istiyor, bir-iki telefon sinyalinin ardından artık eviniz ile irtibat halindesiniz.

Cihazların kontrolü, evde mevcut bir bilgisayara bağlı olan ve elektrikli alet ve priz arasındaki, elektronik modül ile birlikte çalışan bir karakutu (interface) üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ayrıca karakutu 20 ayrı cihazı açıp kapatma kabiliyetine de sahip.

podcast itunes youtube rss twitter facebook