|
Teknolojinin Bugünü
S. Rıza SAYIN [email protected] |
|
UYDULAR ÂMÂLARIN HİZMETİNDE Dergimizin 1992 Haziran sayısında "Uydular Yerinizi Bildiriyor" başlığı ile çıkan yazıda, ABD'nin yüksek irtifalı uydular zincirinin günlük hayattaki bir kullanım şekli anlatılıyordu. "Global Positioning System" adlı bu proje, her geçen gün insanlara faydalı sonuçlar sağlayacak gelişmelere vesile oluyor. Bilindiği gibi bu projede yüksek irtifada 21 uydu hedeflenmiş ve şu anda gönderilen uydu sayısı 17'ye ulaşmıştır. Bu uyduların herbirisi ayrı fakat sabit frekansda, dünyaya devamlı sinyal göndermektedir. Bu sinyaller şimdi de âmâların yollarını bulmak ve çevrelerindeki yapı, cihaz, direk, levha gibi cisimlerin yerlerini ve yollar ile ilgili bilgilen vermek için kullanılmaktadır. Sistem Califomia Üniversitesi'nde geliştirildi ve halen son şekli verilmek üzere çalışmalar devam ediyor. Cihazın nihaî olarak başa takılacak kulaklık ve elektronik pusula ile sırtta taşınacak elektronik parçalardan ibaret olması plânlanıyor. Sistem, âmâya yerini ve yönünü hassas bir şekilde bildirmek için, uydudan gelen sinyali alan alıcı ve bir elektronik pusulayı kullanır. Alıcıdan ve pusuladan gelen sinyaller bir bilgisiyara verilir. Bilgisayarın hafızasında ise bölgenin haritası vardır. Bilgisayar bu haritadaki bilgileri kulaklık vasıtası ile âmâ şahsa konuşma veya diğer sesler halinde aktarır. Bu sesler kulaklıktan sanki yakında bulunan bir cisimden (meselâ bir levha, bir telefon kulübesi) geliyormuş hissiyle algılanır. Farazî akustik gösterge (virtual acoustic display) adı verilen bu özellik, ses yoğunluğunun değişmesiyle cismin yönü ve uzaklığını, yeri tam tespit edilebilecek şekilde kullanıcıya bildirir. ![]() Âmâ şahıs gideceği yönü bir mikrofon vasıtasıyla bilgisayara bildiriyor veya haritaya kendine has bir işaret ekleyebiliyor. Seçilen yöne göre bilgisayar da harita üzerinde yönlendirilmiş oluyor. Kullanıcı sistem ile tespit edilen harita boyunca veya farazî bir fener ile rahatlıkla yol alabilmekte, çıkış yerinden varış yerine kadar işaretlenen her noktada gelinen yer, ses ile kullanıcıya bildirilmektedir. Teknolojinin, hiç zararı olmayacak şekilde insana hizmet etmesi ne güzel. TAKİP EDİLMENİN DAYANILMAZ RAHATLIĞI Adam, soğuk havadan bir an önce kurtulup evin sıcaklığına kendini bırakmak için acele ile kapıyı açtı. Paltosunu çıkarıp oturma odasına girdi. Oda kapısını açıp içeriye girmesiyle yüzüne tatlı bir esintinin gelmesi arasında sadece birkaç saniye geçti. Odanın karşı köşesinde duran koltuğa oturup şöyle bir yaslandı ve öylece bir süre dinlendi. Vücudu artık dışarıdaki soğuğun tesirinden kurtulmuş ve içerinin tatlı sıcaklığına tamamen alışmıştı. Üzerine gelen sıcak esinti kendisini koltuğa kadar takip etmiş, şimdi de ilk andaki sıcaklığı azalmıştı. Adam "bu sistemi kurdurtmakla iyi ettim canım" diye düşündü kendi kendine ve koltuğunun yanındaki gazeteyi alıp okumaya koyuldu. Bir Japon firmasının geliştirdiği kompüterize ısıtıcı ve air-condition sistemi, dışarıdaki ve bir odadaki havanın sıcaklığını ölçüp odadaki sıcaklık ve nemi ayarlamakla kalmıyor, aynı zamanda odada bulunan insan sayısını ve nerede bulunduklarını, tavan duvar ve kapılarda meydana gelen ısı kayıplarını tespit edebiliyor, oda sıcaklığını en uygun şartlarda sabit tutuyor. Bu arada odada bulunan insanlara doğru yönlendirilmiş hava akımı sağlıyor. Odadaki ısı kayıplarının çok olduğu duvar ve kapı bulunan bölgelere daha sıcak hava akımı veriyor.Sistem odayı 8 sıra 64 sütunluk farazî ızgara şeklinde bölümlüyor (Şekil 2). Görüntü işleme devreleri, bu ızgara yapı içinden algılanan verileri insan vücudunu tanımak maksadıyla kullanıyor ve insanın ısı yayma merkezinden ne kadar uzakta ve hangi açıda bulunduğunu tespit ediyor. Diğer taraftan bir seri sensör (algılayıcı) hârici ve dâhilî sıcaklıkları, nemi ve ışık miktarını izliyor. Mikrokompüter sensörleri, bu bilgilerdeki değişmeleri fark etmek maksadıyla aralıklarla okuyarak sıcaklık ve hava akışını kontrol etmekte kullanıyor. Odanın merkezinde duran bir insan soğuk duvara doğru yaklaşınca sistem hava akışında duvarın soğuk tesirini giderecek bir ısı artışı ile hava akımının yönünü insanın bulunduğu tarafa yönlendirir. Şayet şahıs oda içinde devamlı hareketli ve vücut ısısı artıyorsa sistem bu değişmeleri de takip edebiliyor ve hava akımının sıcaklığını hafifçe azaltıyor. ELEKTRİKLİ GÖZ İnsan, etrafında kendisini çepeçevre saran mucizevî hâdiseleri ve eşyaya nakış nakış işlenmiş mucizevî dengeleri, bazen ülfet perdesiyle, bazen de kendisine bahşedilmiş en mühim fonksiyon olan "aktetme-düşünme" kabiliyetini gereği gibi kullanmayarak, göremiyor. Güneşin her gün kendisine emrolunan vakti şaşırmayarak doğmasını, yıldız sistemlerinde akıllara durgunluk verecek mesafelerde cârî itme-çekme kuvvetlerini, bir tekme vurup geçtiğimiz taşın atomik yapısındaki muhteşem bağlar ve şekilleri hep göz ardı ediyoruz. Halbuki araştıran ve düşünen insan, her baktığı yerde bir mucizeye şahit oluyor. İşte göz: Görme işleminin beyinde nasıl gerçekleştiği hususunun, günümüz ilmî anlayışıyla bile hâlâ çözülememiş olmasının yanı sıra, kimyevî ve biyolojik yapısıyla, kendine has kan basıncıyla Darwin'e "tepesini attıran" mükemmel bir organ. Gözün olmadığı bir dünya kapkaranlık ve bu karanlıkta yaşayan insanlar görmedeki lezzet ve mutluluğu yaşayamıyorlar. Ya biz! Bu nimete sahip olanlar görmenin bize sağladığı mutluluğun ve lezzetin farkında mıyız? Bu nimeti kendi çabamızla elde etmediğimize göre verene şükür adına ne yapıyoruz? ![]() Tıbba ait çok yönlü teknolojik çalışmaların birisi de, son günlerde gelişmesinde büyük mesafeler katedilen "Elektrikli Göz" sahasıdır. Aslında görmeyen gözü ayrı bir elektrik kaynağı ile görür hale getirmek gibi bir durum söz konusu değil. Elektrikli göz çalışmaları, hususî olarak geliştirilmiş fotosellerden elde edilen elektrik sinyallerini, retinadaki tahrip olmamış görme sinirlerine ulaştırarak âmâlığı giderme çabasındadır. Hastalar üzerinde yapılan son çalışmalar ümit verici. Göz içinde, retinada odaklamanın yapıldığı maküla bölgesine yerleştirilen bir seri fotosel, retinanın görme sinirlerine sağlayamadığı etektrikî sinyalleri elde etmekte kullanılıyor. Bu sinyaller ganglion hücreleri denen hücreler ile beyne taşınıyor. Görmeyi sağlayamayan retina üzerine monte edilen fotosel yapılar insan saçı inceliğinde ve 2.5 mm kadar uzunlukta. Görme fiilini hiç yapamamış bir insan İçin görmenin hazzı, görmeyi ülfet perdesiyle göremeyen bir insandan herhalde kat kat fazla olacaktır. |
|




Bir Japon firmasının geliştirdiği kompüterize ısıtıcı ve air-condition sistemi, dışarıdaki ve bir odadaki havanın sıcaklığını ölçüp odadaki sıcaklık ve nemi ayarlamakla kalmıyor, aynı zamanda odada bulunan insan sayısını ve nerede bulunduklarını, tavan duvar ve kapılarda meydana gelen ısı kayıplarını tespit edebiliyor, oda sıcaklığını en uygun şartlarda sabit tutuyor. Bu arada odada bulunan insanlara doğru yönlendirilmiş hava akımı sağlıyor. Odadaki ısı kayıplarının çok olduğu duvar ve kapı bulunan bölgelere daha sıcak hava akımı veriyor.