|
Tereddütler Etrafında (Mart 1981)
M.F.G |
|
Bir Afetde Ölenler Bu kış mevsiminde ve bu yağmurlu günlerde Anadolu insanının “rahmet” deÂdiği suyu bol bol içmekte yeryüzü... TopÂrak, yaz mevsimi geçip, yazın sıcağı ile kavrulduktan, susuzluğa iyice hasret hale gelÂdikten ve adeta suya karşı “orucunu” tuttuktan sonra kendisine hasreti olacak şeÂyin Yaratıcı tarafından verileceğini hepimiz biliyorduk. Dünyamızın 1/3 ünü karaların oluşÂturduğunu, 2/3 ünün ise sularla kaplı olÂduğunu hepimiz biliriz. Su, yerin merkeziÂne doğru ne kadar derinliğe sahipse, topÂrak ta yeryüzünden semalara doğru ona benzer, tersine olarak, yükselmiştir. Su ve toprak yeryüzünde muvazene unsuru olÂmaktadır. Acaba hiç düşündük mü? Niçin toprağın yoğunluğu (özgül ağırlığı) daha fazla, suyun yoğunluğu, ona göre, daha azÂdır. Bu belki de yeryüzünde suyun fazla, karaların az olmasındandır ve belki de muÂvazenenin sağlanması içindir. Bu yoğunÂluklar yer değiştirmiş olsa idi, dünyanın dengesi kalır mıydı? Suyu kana kana içen, içip de muhafaÂza görevini yüklenen toprakta hiç oburluk görülmüş müdür? İçine aldığı suyu binbir itina ile saklar ve susuzluk günlerinde kulÂlanılmak üzere bekletir. Çoğu yüksek dağlar suların muhafaza edildiği yerler olarak vazife yaparlar. İnÂsanların kirlettiği zeminden derinliklere süÂzülerek akan sular, süzülürler ve yine pak olarak, mikroptan temizlenmiş bir şekilde insanlığa sunulurlar. Sadece toprak mı suya hasrettir? TopÂrağın içine atılan ve insanların nimetlenmesi, yiyip de O’na şükretmesi için toprağın altına düşen nice tohumlar da suya ihtiyaç duyarlar. Yağmur yağmazsa cılız başaklar ve içi boş taneler olurdu... Topraktaki su, topraktaki nebatın üzerine akıtılır. Toprak yerine göre suya göl, yerine göre deniz ve yerine göre okyanus olur. Tonlarca suyu üzerinde taşır. Terkibi büyük bir hassasiyetle korunan hava da su kadar ihtiyaçtır toprağa... Atmosferde ince ölçüler içinde terkip edilen hava, toprağa oksijen ve azot verir. Yeşil bitkilerin ve diğer nebatatın ve toprak alÂtındaki nice canlıların hayatlarının devamı için vazife alır. Her gün soluklarımızdan dıÂşarı çıkan zehirli havalar bile zehirden teÂmizlenir, güneş-hava-toprak-yeşil bitki halÂkası ile. Oksijen açlığı çeken hastalara sormalı havanın ne kadar ehemmiyetli olduğunu... Bütün insanların ihtiyacı olan oksijeni bizÂlere veren Kudret, toprağın ve üzerindeki nebatat ve hayvanatın da ihtiyacı olan haÂvayı bol bol ihsan etmektedir. Toprağın ihtiyacı sadece su ve hava mıÂdır? Kimbilir daha nice şeylere muhtaçtır. Ömrü boyunca vücudunun % 60-70 i-nin su olarak kaldığı, her gün 2,5—3 litre suyun vücudundan atılıp, yerine yenisinin konduğu; hücrelerinin içinde hassas ölçüÂlerle saklanıp onların canlı kalmasının sağÂlanmasına yardım eden, kanımız içindeki hücrelerin gezip yol alması ve hizmet görÂmesinde vazife alan ve burada bile hassas miktar ve basınçta bulunan su nimetini biÂze veren, her dakika 16—20 defa atmosferÂdeki oksijen ve azotun ciğerlerimize girmesine, ve karbondioksit zehirinin vücuduÂmuzdan dışarı atılmasına ve böylece trilÂyonlarca hücrenin canlı kalmasına müsaade eden O Zât’a, insan olarak, toprak kadar şükredebiliyor muyuz? |
|


