Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !
Yaprak Bitleri ve Karıncalar
Tarık ÇELİK  

Her canlının hayat programı kendi genetik yapısında şifrelenmiş durumdadır. Canlıların da birbirleriyle olan münasebetlerinde öyle uyum vardır ki, sanki onlar yaratılırken içerisinde bulunacakları ekolojik denge bilinerek genetik programları şifrelenmiştir. Elbette yaratıcı "her şey"i bilerek yaratır.


Yaprak bitleri bahçeciler ve çiftçiler tarafından sevilmemekte ve bunlara karşı ziraî ilaçla mücadele edilmektedir. Fakat yaprak bitlerinin hayatlarını nasıl sürdürdükleri, bilhassa, bu küçük organizmaların diğer canlılarla olan âhenkli münasebetleri incelenmeye değer.

Yaprak bitleri nebati dokuları emmede kendilerine rakip tanımayan canlılardır. Bitkinin taze yeşil uç kısımlarına yerleşerek, bitki özsüyunu (usare) emmektedirler. Bazen, yaprak bitleri gonca gibi kısımlarda sayıca kalabalık olunca, bitkinin ihtiyacı olan şeyleri kullanmaktadırlar. Meselâ: bitkilerin iletim demetlerinde, bir çeşit şeker olan sakkaroz ve az miktarlarda bulunan aminoasit ve diğer besleyici maddeler gibi...

Bu böcekler orta barsaklarının üzerinde dilim şeklinde bir organa sahiptirler. Bu organ bazen öylesine büyük olur ki, bir mikroskopla kitin tabakası üzerinden seçilebilir. Mikroskop altında bu kısmın; mikroorganizmalar, simbiyoz (ortak) yaşayan maya ve benzeri mantar hücreleri tarafından doldurulduğu görülmektedir. Bu organ muhafaza edici hususiyetinden dolayı "Mycetom" (mantar) organı olarak anılmaktadır. Burada yaşayan mikroorganizmalar, yaprak biti için parazit değil gerçek bir misafirdir. Çünkü bu mikroorganizmalar ortak yaşadıkları yaprak bitleri için hayati ehemmiyeti hâiz vitaminleri meydana getirmekte ve ev sahibi organizmaya takdim etmektedirler. Böylece de yaprak bitlerinin beslenmesine büyük ölçüde iştirak etmektedirler. Bir çok beslenme hususiyetine sahip böceklerde bu çeşit mycetom misafirler de bulunmaktadır. Mikroskop altında görülen bir mikroorganizma ile yaprak biti arasında, karşılıklı faydalanmaya dayalı bir münasebet göze çarpmaktadır. Gözden uzak bu küçücük canlılar arasındaki hayret verici yardımlaşma, hiçbirşey görüşünden uzak olmayan esrarlı kudreti izhar etse gerektir.

Bu vakanın dışında yazımızın mevzuunu teşkil eden yaprak bitleriyle karıncalar arasında da karşılıklı bir alış-veriş görülmektedir. Yaprak bitlerinin hücumuna uğrayan, gül gibi çiçeklerin yaprak bitlerinin yoğun olduğu bölümlerinde, karıncaların da bulunmaları dikkatli gözlerden ırak değildir. Acaba karıncalar ve yaprak bitleri arasında nasıl bir münasebet mevcuddur?

Bitkilerin suyunu emerek şeker çözeltisini (mahlulünü) akıttıran yaprak bitleri, yaprak ve bitki özsuyunda bulunan aminoasitleri kullanmasalardı ortak yaşadıkları mycetomların yardımları da yeterli beslenmelerine pek fazla fayda te'min etmiyecekdi. Soymuk borularındaki (Floem) besleyici yapı taşları devamlı azaldığından, yaprak bitleri çok büyük miktarda su emerler. Fazla miktarda emilen şeker, en aç yaprak biti tarafından da kullanılsa, fazla olduğundan bırakılır. Bu yüzden yaz aylarında yaprak bitlerinin saldırısına uğrayan ağaçların altından, bu fazla gıda aşağıya damlar. Ancak yaprak bitleri tarafından fazladan emilen bu şeker, aynı cinsten gıdalarla beslenen bir kısım başka canlılara besin teşkil eder. Yaprak bitleri tarafından sarılmış filiz ve yaprak uçları, dikkatli incelendiğinde, burada karıncaların da bulunduğu görülmektedir. Yaprak bitleri tarafından bırakılan bu "nebati" balözü, karıncalar için eşi bulunmaz tabiî bir gıdadır. Karıncalar filiz ve yapraklarda geriye kalan kurumuş şekeri kullanmaktansa, bu şekeri doğrudan yaprak bitlerinden elde ederler. Bitki özünü emmekte olan bir yaprak bitine, karınca, antenleriyle dokunur ve bu mesaj üzerine yaprak biti delmiş olduğu bitkiden elde ettiği bir damla balözünü karıncaya bırakır. Bunun üzerine karınca da bu balözü damlasını hemen yalamaya başlar. Bu durumda karıncalar için yaprak bitleri, sağımlık inek vazifesini görürler.

Eğer karıncalar yaprak bitlerini ziyaret etmezlerse, bu vaziyet yaprak bitleri için tehlikeli olabilir. Çünkü bu defa da fazla emilen balözü sebebiyle, yaprak bitleri bu muhteşem sofralarında yapışıp, ölebilirler. İşte bu durum karıncalarla ortadan kaldırılmaktadır. Bu balözü alışverişi karıncalar ve yaprak bitleri arasında yüksek kazançlaı sağlayan ve azamî menfaatler gözetilen yüksek bir münasebettir. Karıncalar bu yaprak bitlerini kıvrılmış üçüncü ayak çiftinden dolayı kendi türlerinden dişi karıncalar sanmaktadırlar. Çünkü yaprak bitlerinin arka kısmı ile dişi karıncanın başı, çok büyük benzerlik arzetmektedir. Bu sebeple, antenleriyle karıncanın dokunması üzerine yaprak bitleri balözünü bırakmaktadırlar.

Bu mükemmel münasebetin kurulabilmesi için, yaprak bitlerinin dişi karıncalar biçiminde yaratılması da her halde kör tesadüflere verilemez. Her fiilinde binlerce hikmet bulunan bir Yaradan'ın ahenkle sergilenmiş eserlerinin meşheri önünde olduğumuzu ister istemez hissetmekteyiz!..


Cosmos'dan

podcast itunes youtube rss twitter facebook