|
Yenilenebilen Kaynaklara doğru
Osman Selçuk |
|
Artan dünya nüfusuna paralel olarak tüketim de artmakta ve yenilenemeyen kaynaklar sürekli azalmaktadır. Diğer taraftan hızlı endüstrileşme ile karşılaşan dünyamız büyük bir çevre kirliliği problemi ile yüz yüze kalmıştır. Organik olmayan kaynaklardan insanlığın kullanımına giren her madde, bu tahribatın tesirini bir kat daha artırmaktadır. Tükenmeye yüz tutan yenilenemeyen kaynaklar ve bunların kirlenmesi endişesi bilim adamlarını, geleceğin dünyasını yenilenebilir ve tabiî olan kaynaklardan kurma arayışına sevketmiş bulunuyor. İlk zamanlar fantezi olarak telakki edilmekle birlikte, yenilenebilir kaynakların (ziraî ürünler gibi), yenilenemeyen kaynakların (petrol gibi) yerine ikame edilmesi düşüncesi artık pratiğe aktarılmaya başlanmıştır. Bununla ilgili projelere daha fazla önem verilmekte ve bu projeler kolaylıkla finans bulmaktadır. Bu meyanda, hava kirliliği yapmayan ve petrolün yerine ikame edilmek üzere “motorlu taşıtlarda yakıt olarak etanolun kullanılması projesi” ABD hükümetince kabul edilmiş bulunuyor. Etanolün bir kısım ziraî atıklardan veya normal kullanımı haiz ziraî ürünlerden elde dilmesi planlanmaktadır.Ancak bu gibi biyolojik yakıtların (organik ürünlerden elde edilen yakıtlar) diğer yakıtlarla rekabete girmesinde en büyük problem şimdilik fiyat olarak görülmektedir. Bununla beraber laboratuar çalışmaları neticesinde etanolün daha ucuza elde edilebileceğinin işaretleri alınmıştır. ABD’de bazı otomobil firmaları bu alternatif için hazırlıklarını yaptılar bile. Cyresler firması 1994 model bazı otomobillerini, her iki tür yakıtı kullanabilecek şekilde, hem de arada fiyat farkı olmaksızın imâl etmiş bulunuyor. ABD Tarım Bakanlığı uzmanları, değişik yakıtları kullanabilmek üzere dizayn edilmiş 10 adet arabayı test etmekle meşgul. Şimdi ABD’de araştırmalar için tahsis edilmiş sermayenin bir kısmı etanol elde etme projelerine ayrılmış durumda. Buğday ve çeltik samanı, şeker pancarı yaprakları, şeker kamışı posası ve mısır koçanı, yakıta ve diğer ürünlere dönüştürülmede ilk adaylardır. Daha şimdiden bir şirket, yapısı genetik olarak düzenlenmiş mikroorganizmalar kullanarak şekeri etanola dönüştürebilme tekniği geliştirmiş ve bu tekniğin patentini de almayı başarmıştır. Kolay yenilenebilen kaynakları kullanabilme hususunda ümit verici bir diğer gelişme de ağaca alternatif kağıt endüstrisi ile ilgilidir. Araştırmalar “kenaf” adlı lif bitkisinin kağıt üretiminde kullanılabilecek bir özellikte olduğunu bildiriyorlar. Kağıt üretiminde yenilenmesi yıllar alan ağaçların yerini, hızlı büyüyen ve kolay yenilenen bu bitkinin alması durumunda global olarak dünyamızın elde edeceği fayda çok büyük olacaktır. Son zamanlarda mısır nişastasından ‘süper emici’ olarak adlandırılan ve ağırlığının 1400 katı kadar sıvıyı emebilen, istenirse toz olarak, istenirse de ince bir tabaka olarak kullanılabilme özelliklerine sahip bir madde elde edilmiştir. Çevre kirliliğinde önemli unsurlardan biri olan plastik poşetler yerine kullanılmak üzere nişastadan elde edilen ve mikroorganizmalarca parçalanabilen bir çeşit plastik elde etme projesi de hazırlanmıştır. Günümüz ilim adamlarının bir başka başarısı da soya fasulyesi ile ilgili. Soya, bilim adamlarınca fark edildiğinden beri, ürünleri tarım ve endüstriyel sahada oldukça fazla kullanılma imkânı bulmuş bir bitkidir. İşte bunlardan biri: Bugün, ister renkli ister siyah olsun, artık gazete mürekkebi çoğunlukla soya yağından elde edilmekte ve gazeteleri soya mürekkebi ile basma gittikçe yaygınlaşan bir uygulama haline gelmektedir. Bu tür organik ürünleri kullanıma sokmanın çok yararları vardır. Herşeyden önce bu ürünler kullanılıp atık olarak çevreye karıştığında, topraktaki veya sulardaki mikroorganizmalar yardımıyla parçalanabildiğinden çevre kirliliğine yol açmamaktadır. İkinci olarak, bu ürünler, tüketilmeleri durumunda kolayca tekrar elde edilebilmektedir. Ayrıca, tesiri her gün biraz daha kendisini hissettiren bazı zararlı ürünlerin yerine ikame edilebilmeleri mümkün olduğundan onların yol açtığı zararları da ortadan kaldıracaktır. Bir taraftan sürekli tahrip ettiğimiz, bir taraftan da doymak bilmez iştahlarla kaynaklarını tükenmeye mahkûm ettiğimiz dünyamız için bu alternatifler ümit ışıkları vadetmektedir. Bizim, Yüce Yaratıcı’nın hazinelerinin geniş olduğuna inancımız tamdır. O, bir kapıyı kapatırken başka kapılan aralar. Yeter ki biz doğru kullanmasını bilelim. |
|


