Geri Bildirim
Pencereyi kapat
Podcast!
Podcast ile derginizi heryerden dinleyin. Tıklayın !
Yumurtalarda Haberleşme ve Kuş Sütü
Hüsrev Demirulus  

Kendine has kaideleri çerçevesinde hayatlarını sürdüren hayvanlar âlemi, insanlar için her zaman ibret ve hayret verici hadiselerle doludur. Şimdi bu âleme iki pencereden bakmaya çalışalım;

1.Embriyonik Haberleşme:

Bazı kanatlı hayvanlarda tabii kuluçka şartlarında, ilk yumurtlanan yumurtalarla sonradan yumurtlanan yumurtalar, kuluçkada farklı sürelerde kalmalarına rağmen, civcivlerin birbirine yakın zamanlarda kuluçkadan çıkma temayülü gösterdikleri bilinmektedir. Yumurtalar kuluçkanın 19. günü çıkış bölmesine alınırlar. Yumurtaların içindeki embriyonlar artık belli bir gelişme safhasına ulaştıklarından yumurtaları çevirmeye gerek yoktur. Çıkış tablalarına yatık ve birbirlerine değecek şekilde yerleştirilirler. Tabii kuluçkada ise bu zaten baştan itibaren sağlanmaktadır. Böylece civcivler kuluçkanın 21. günü ilk 24 saat içinde yumurtadan çıkarlar. Düzensiz çıkışlarda, erken çıkanlar hemen kururlar ve çıkış bölmesinde uzun süre kalırlarsa fazla su kaybederler. Geç çıkarlar ise ıslak kalır ve soğuğa yakalanıp ölme riskleri artar. Ayrıca kuluçka işletmelerinin düzenli ve rantabl çalışmalar da tehlikeye girmiş olur. Birbirlerine değecek şekilde yerleştirildiklerinde, yumurtaların haberleşme denebilecek seslerle birbirlerini uyardıkları tespit edilmiştir. Bu seslerin hızı, embriyonun gelişmesini hızlandırma veya yavaşlatmaya sebep olur. Sesin yavaş olması gelişmeyi hızlandırırken, sesin hızlı olması gelişmeyi yavaşlatmaktadır. Bu hususta, İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde Dr.Margaret tarafından yürütülen denemelerde bu olay daha da aydınlanmıştır. Bu denemelerde (şekil- 1) Japon bıldırcınlarına ait iki grup yumurta kullanılmıştır. Grafiklere bakıldığında; A denemesinde yumurtalar birbirine değmeyecek şekilde konulduklarında yumurtalardan çıkış oranı % 40’larda kalmış ve ilk gün çıkış bölmesine konan yumurtalarla ikinci gün konan yumurtalardan çıkan civcivler arasında 48 saatten fazla bir zaman aralığı gözlenmiştir. Bunun yanında B denemesinde yumurtalar birbirine temas edecek şekilde konulmuş, hem yumurtadan civciv çıkış yüzdesi yükselmiş, hem de birinci çıkış tablalarına konan yumurtalarla ikinci gün konan yumurtalardan ilk çıkan civcivlerle son çıkan civcivler arasında en fazla 26 saatlik bir periyot gözlenmiştir. Bu olay, embriyonlar arasında çıkarılan ve yayılan birtakım seslerle, embriyonik gelişme hızlarının ayarlanmasının mümkün olabileceği şeklinde izah edilmiştir.

Sun’i seslerin kullanılmasıyla kuluçkanın hızlanma ve yavaşlamasına sebep olunabilir. Bıldırcınlarda saniyede 1.5-60 frekanslı ses, yumurtalara erken çıkma uyarısında bulunurken saniyede 100-500’lük frekanslar geç çıkma uyarısında bulunmaktadırlar. Yapılan denemelerde, tavuklarda sun’i seslerle kuluçkadan çıkmanın hızlandırabileceği gösterilmiş, ancak bu süre geciktirilememiştir. Bu denemeler, embriyonlar arasındaki haberleşmenin ilginç bir örneğini ortaya koymaktadır.

2. Kuş Sütü:

Çoğu zaman bir sofranın çeşitlilik bakımından zengin olduğunu belirtmek için “Bir kuş sütü eksikti” ifadesini kullanırız.

Birçok kişi kuşların sütünün olmadığına inanır. Bazı kuşların sindirim fizyolojileri incelendiğinde, kursaklarında bildiğimiz süte benzeyen bir sıvının salgılandığı görülür. Özellikle kumru ve güvercinlerin kursaklarında, yavrularını beslemek için kuş sütü salgılanmaktadır. Bu sütün salgılanması ise şöyle olmaktadır: Beyin tarafından hipofiz bezi, prolaktin hormonu salgılaması için uyarılır. Prolaktin hormonu da kursak epitel hücrelerine etki ederek kuş sütü salgılanmasını başlatır. Yapılan denemelerde prolaktin hormonu dışarıdan kas içi veya deri altına enjekte edildiğinde de yine kuş sütü salgılanmasının başladığı gözlenmiştir. Kursak epitel hücrelerinin çoğalıp gelişmesi, kuluçkanın yaklaşık 6. günü, süt sekresyonu ise yaklaşık 16. günü başlar. Sütün salgılanması civcivler yumurtadan çıktıktan iki hafta sonrasına kadar devam eder. Yavrular ilk 15 gün çoğunlukla bu süt ile beslenirler. Daha sonra diğer gıdaların alınması başlar.

Yabancı literatürlerde “Pigeons Milk” diye adlandırılan kuş sütü sayesinde güvercin yavrularının, hayatın ilk 20 günlük safhasında diğer kuşların yavrularından daha hızlı geliştikleri belirlenmiştir. Yavrular bu gıdayı, anne kuşun kursağındaki sütü kusmasıyla almaktadır.

İnsanlar için ekonomik bir önemi olmayan ama kuş yavruları için son derece kıymetli bir gıda maddesi olan, “kursak sütü” de denilen kuş sütü, muhteva olarak memelilerin sütüne benzer, fakat daha kıvamlıdır.

Kuş sütünün, aşağıdaki tabloda verilen diğer sütlerle kıyaslandığında % 15.15’lik bir değerle proteince, % 1.50’lik bir değerle ise mineral madde bakımından en zengin, yağ miktarı bakımından da manda sütü hariç yine diğer sütlerden daha üstün bir değere sahip olduğu anlaşılır.

Birçok kişi tarafından bilinmediğini sandığımız bu iki olay, bize Rezzak-ı Kerîm’in şefkat ve rahmetinin tezahürü olarak en küçük bir teferruatı dahi ihmal etmediğini ve lütuflarının ne kadar engin olduğunu göstermektedir.



KAYNAKLAR

-Aksoy, T.; 1991, Tavuk Yetiştiriciliği. Ankara

-Ensminger; M. E. 1980. Avian Anatomy and Phsiology; Poultry Science California U.S.A.

-Ensminger. M. E.; Oldfield. J. E., Heinemann, W.W. Feeding Poultr,. ISBN

0-941218.08.2 California U.S.A.

-Erensayın, C.; 1991. Bilimsel.Teknik, Pratik Tavukçuluk. Tokat. King. A.S.,, Lelland. J. Mc. 1984. Second edition. Bailliere Tindal, Pitman Press, Bath.

-Özkan, K.; 1994, Kanatlı Hayvan Besleme Ders Notları.

-Şenköylü, N.; 1991 Modern Tavuk Üretimi. Tekirdağ.

podcast itunes youtube rss twitter facebook